HDP'li Yıldırım'dan Meclis'de Mevsimlik Tarım İşçilerine Yönelik Basın Toplantısı

HDP Adıyaman Milletvekili Behçet Yıldırım, Türkiye Büyük Millet Meclisinde Mevsimlik tarım işçilerine yönelik basın toplantısı yaptı.

HDP'li Yıldırım'dan Meclis'de Mevsimlik Tarım İşçilerine Yönelik Basın Toplantısı

Yıldırım, yaptığı açıklamada, Türkiye’de 6,5 milyon insandan oluşan tarım işgücünün yaklaşık yarısının Mevsimlik Tarım İşçisi olarak çalıştığını söyledi.

Her yıl Nisan ayının gelişi ile birlikte, 48 farklı şehre mevsimlik tarım işgücü gittiğini aktaran Yıldırım, "Mevsimlik tarım işçileri günde 14-15 saatlik mesailerle ortalama 35-40 lira karşılığında zor, güvencesiz ve güvenliksiz koşullarda çalışmaktadırlar. Göç eden mevsimlik tarım işçileri 5 ile 6 ay süresince barınma, ulaşım, sağlık, eğitim sorunlarının yanı sıra etnik, kültürel ve siyasal farklılıklarından ötürü gittikleri yerlerde dışlanma ve ötekileştirme sorunlarını da yaşamaktadırlar. Mevsimlik tarım işçiliği; şehirlerdeki yüksek işsizlik oranları ile başlar. Ekonomik sıkıntılar yüzünden her yıl Nisan ve Mayıs aylarında mevsimlik göç yolculukları başlar. Başta Adıyaman olmak üzere Türkiye’nin Doğu ve Güneydoğu Anadolu bölgelerinde özellikle halkımız tarım işçisi olarak başka kentlere göç etmek zorunda kalmaktadır. Bu bölgeler hem verimli, hem yeterli tarım arazilerine sahip olmasına rağmen hükümetin yetersiz teşvik politikalarından kaynaklı, halkımız, mevsimlik tarım işçisi olarak göç etmek durumda kalmaktadır" dedi.
Mevsimlik işçilerin sorunlarının başında ulaşım sorunu geldiğini belirten Yıldırım, şöyle devam etti:

"Önceleri kamyonlarla yapılan yolculuklar, kazaların artması üzerine yapılan denetimlerin sıklaştırılması ile birlikte kamyonlarda, traktörlerde taşımacılık azalmaya başlamış ancak sona ermemiştir. Şimdilerde işçiler, yataklarını, kilimlerini, mutfak eşyalarını da yüklediği, kapasitesine göre çok fazla ağırlık taşıyan minibüslerde tehlikeli yolculuklarını yapmaya devam etmekte ve ölümcül kazalar yaşanmaktadır. 12 kişilik minibüse 25 kişi alınarak ya da kamyon kasasında yapılan yolculuklarda esas problem, trafik denetiminin azlığından veya yetersizliğinden kaynaklanmamaktadır, bu tehlikeli yolculuklar mevsimlik işçilerin yol masraflarını karşılayamayacak kadar yoksul olmasından kaynaklanmaktadır. Dolayısıyla bu soruna bulunacak çözüm, ‘‘trafik denetimlerini arttırmak, araç ve trafik güvenliğinin gerektirdiği kontrol’’lerden daha farklı olmalıdır.
Mevsimlik işçilerimiz çalışacakları yerlere vardıklarında Barınma önemli bir sorun teşkil etmektedir. İşçiler neredeyse zamanlarının büyük bir bölümünü dışarıda yani açık alanda geçirmek zorunda kalıyorlar. Naylon ya da bezlerden kurdukları çadırlarda beraberlerinde götürdükleri yatak, mutfak malzemeleri, kişisel eşyalarını korudukları gibi aynı alanı uyumak içinde kullanmaktadırlar. İşçilerin oluşturdukları çadır yerleşkeleri, mutfak, tuvalet, banyonun olmadığı, suya erişim imkânlarının kısıtlı olduğu, dışarıdan gelecek tüm böcek, yılan, kene gibi riskli tehlikelerle karşı karşıya kalmaktadırlar. Bu koşularda artan çevre kirliliği de bulaşıcı hastalıkların yayılmasına yol açmaktadır. Ayrıca, tarımda çeşitli hastalıklarla mücadele ilaçlamaları yapıldığından dolayı birçok hastalıkta beraberinde çalışanlara bulaşmaktadır. Bu yerleşim yerlerindeki içme ve kullanım suyu ile elektrik ihtiyacı, şebeke tesisi, mahallinde sondaj, su tankı/tankeri, elektrik hattı tesisi veya jeneratör temini suretiyle il özel idarelerince sağlanacak ve kullanım bedelleri kullananlardan alınacağına’’ yönelik madde, mevsimlik işçilerin yoksulluk seviyesi düşünüldüğünde, gerçekçi gelmemektedir. Çok düşük, ücretlerle çalışan, üstelik çalışmadığı dönemde geçinebilecek kadar parayı biriktirmek zorunda kalan işçiler, çalıştığı dönemde de harcamalarını asgari seviyede tutan işçilerin, bu boyutta bir ödemeyi yapabilme ihtimalleri neredeyse yoktur"
"Bu olumsuz koşulları dile getirdiğimizde ‘’geçici olarak’’ nitelendiriliyor. Aslında hiç de ifade ettikleri gibi geçici değil, çünkü işçiler sürekli yer değiştirerek yılın önemli bir kısmını bu geçici olarak nitelendirilen koşullar altında yaşamaktadırlar" ifadelerini kullanan Yıldırım, şunları kaydetti:

"Söz konusu barınma koşulları çalışanların sağlığı için önemli bir tehdit haline gelebilmekte, birçok salgın hastalığa davetiye çıkarmaktadır. Emekleri sömürülen mevsimlik işçilerimizin en büyük mağdurları da Kadın işçiler ve eğitimini yarıda bırakıp çalışmaya giden Öğrenciler yani çocuk işçilerdir. Kadın tarım işçilerin çalışma saatleri erkeklerle aynı olmasına rağmen, erkek işçilere göre daha düşük ücret almaktadırlar. Kadın ve çocuk emeği ucuz emek gücü olarak işverenler tarafından bilinçli olarak daha çok tercih edilmektedir. Bu nedenle ucuz emek gücü olarak görülen kadınlarda kayıt dışı çalışma oranı erkeklerinkine göre çok daha fazladır. Tarlada gün boyunca çalıştıkları halde, ev işlerinin devamı olan yemek, çamaşır, bulaşık, temizlik, çocuk bakımı gibi pek çok iş de kadın işçilerce yapılmaktadır. Göç yollarında ve tarlada yaşanılan taciz ve tecavüzler başta olmak üzere kadına yönelik şiddet yaşadıkları önemli sorunlar arasında yer almaktadır. Tarım işçisi kadınlar hijyen olmayan koşulardan dolayı birçok bulaşıcı hastalığa yakalanmaktadırlar. Ayrıca riskli gebelik doğum öncesi ve sonrası bakım alamadıkları için istemsiz düşükler, ölü doğumlar ve gebelikle ilgili sağlık problemlerini çadırlarda ilkel yöntemlerle tedavi etmeye çalışmaktadırlar. Tarım işçisi kadınlarımız bir gün daha fazla çalışıp para kazanma ihtiyacı hissetmekte, kazandıkları parayı da hastanelere vermek istemedikleri için sağlıklarını tehlikeye atmaktadırlar. Bu olumsuz koşullarda en az kadınlar kadar etkilenen diğer bir kesim de okul harçlığı için eğitim-öğretimini yarıda bırakıp, gücünün üzerinde işlerde çalışmak üzere, kalemi bile zor tutan o minik elleriyle, pamuk, kayısı toplayan öğrencilerdir. Buradan Milli Eğitim Bakanına sesleniyorum; Gelin Adıyaman’da bu yıl bir araştırma yapalım mevsimlik işçilerin yüzde kaçı öğrenci, kaç tanesi karnesini almadan hatta son sınavlarına bile girmeden çalışmak için yollara düşmüş. Ve bu çocuklara sorun ‘’Büyüdüğünde ne olacaksın’’? diye, hepsinin hayali düşündüğünüzden çok daha büyük. Peki, bu çocuklar, bu şartlarda nasıl hayallerini gerçekleştirecek? Gelin birlikte çocuklar için de olsa, bu mevsimlik işçiler için kalıcı çözümler üretelim. Mevsimlik tarım işçilerinin sorunları bitmek bilmiyor; Mevsimlik işçilerin çalışma ilişkileri, ‘’elçi’’ veya ‘’dayıbaşı’’ olarak adlandırılan aracılar ve işverenlerden oluşmaktadır. Bu elçi denilen kişi işveren ve işçi arasında aracı konumundadır. Ve bu kişi işçilerin aldıkları 35-40 TL’lik düşük ücretin bir bölümünü kendisi almaktadır. Mevsimlik tarım işçilerinin emeklerinin sömürülmesinde önemli bir rol üstlenen aracıların faaliyetleri, denetimden uzak olarak gerçekleşmektedir. Devletin, işçi-işveren ilişkilerini ve işçilerin yaşam koşullarını düzenlememesi nedeniyle varlığını sürdürebilen aracılık kurumunu, yasal bir zemine çekmeye çalışmak yerine, bu kurumu var eden koşulları ortadan kaldırmaya yönelik düzenlemeler yapması gerekmektedir.Tarım işçilerimizin diğer bir önemli sorunu da çalışmak için gittikleri yerlerde, Kürt kökenli olmaları ve dini inanışları dolayısıyla dışlanıp, faşist saldırılara maruz kalmaktadırlar. Bu saldırıların büyük bir bölümü basına yansımamaktadır. Daha önce Sakarya, İzmir, Manisa, İstanbul, Trakya, Karadeniz, Beypazarı ve Konya’ya tarım ve inşaat işçisi olarak giden Kürt yurttaşlar ırkçı saldırılara ve linç girişimlerine maruz kalmalarıdır. Sık sık tanık olduğumuz bu saldırıların temelinde, iktidarların bugüne kadar uyguladıkları ırkçı, ayrımcı ve tekçi politikaları yer almaktadır."
Türkiye’nin mevsimlik iş göçü veren en önemli şehirlerinden birinin Adıyaman olduğuna dikkat çeken Yıldırım, "Özellikle Mayıs ayının gelmesiyle birlikte Adıyaman’da işsiz, öğrenci, kadın, genç, yaşlı ayırımı olmaksızın binlerce kişi Kasım- Ekim aylarına kadar evini barkını, çoluğunu çocuğunu geride bırakıp 35-40 tl’ye farklı illere çalışmaya gitmekte ve bu bahsettiğimiz sorunları yaşamaktadırlar. Yaşanan sorunlara dönük AKP Hükümeti, kendini her yıl çözüm arayışındaymış gibi gösterip kalıcı çözümlerin oluşması anlamında somut bir adım atamamış, işçilere dönük yasal bir düzenleme yapmamıştır. Yani mevsimlik işçilerin sorunları katlanarak artmıştır. Öncellikle sadece tarım işçileri için değil, Türkiye’de giderek artan işsizlik sorununu çözmeye yönelik gerekli adımlar atılmalı, mevsimlik göçlerin olduğu kentlerde kendi memleketlerinde göçü önleyecek tüm kaynaklar kullanılmalı, kendi tarım arazilerini işlemeleri için bütün imkânlar sağlanmalıdır. Bütün bunlar yapıldıktan sonra halen ihtiyaç varsa mevsimlik işçi olarak çalışmak zorunda olan işçilerimizin ulaşım, barınma, sağlık, eğitim ve aldıkları ücretler iyileştirilmeli mevsimlik işçilerin çalışma koşulları yasal güvence altına alınmalıdır. Yaşanan sorunlara ilişkin ne gibi çözümler üretilir, üretile bilinir hepsini tek tek sıralayabiliriz. Ancak burada bunları dile getirmek maalesef çözüm olmuyor. Kalıcı bir çözüm sağlamak için hükümeti göreve davet ediyorum bu konuda üzerime düşen sorumluluğu düşüyorsa yapmaya hazır olduğumu da belirtmek istiyorum" şeklinde konuştu.

Kaynak : PHA
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
Türkiye Diyanet Vakfı (TDV) Mütevelli Heyeti İkinci Başkanı Mazhar Bilgin’den Üniversiteye Ziyaret
Türkiye Diyanet Vakfı (TDV) Mütevelli Heyeti İkinci Başkanı Mazhar Bilgin’den Üniversiteye Ziyaret
BESYO Öğrencisi Günal Türkiye'yi Tiran’da Temsil Edecek
BESYO Öğrencisi Günal Türkiye'yi Tiran’da Temsil Edecek