Avukat Zeynep Saya: "Devrimler; Kadınların Sahip Çıkmasıyla Başarılı Olur" - Videolu Haber

Avukat Zeynep Saya, devrimlerin kadınların sahip çıkmasıyla başarılı olacağını söyledi.

Avukat Zeynep Saya:

Saya, yaptığı açıklamada, devrimlerin başarılı olmasının aslında yapılan devrimlere kadınların sahip çıkmasıyla vuku bulduğunu ifade etti.

En çok bu süreçte kadınların görev alması gerektiğini vurgulayan Saya, "Biz anayız, ülkemizin gidişatı noktasına göre kendilerimize göre kaygılarımız var. Bu süreçte çocuklarımızın geleceği adına salt erkek arkadaşların omzunda bu yük alınmalı, atıl durumda bulunan biz kadınların mutfaklardan çıkıp kürsülerde yerimizi almamız gerektiğini düşünüyorum. Biz 15 Temmuz gibi bir badire atlattık. Bizler için Türkiye tarihinde yıkıcı bir süreçti bazı şeyler göz göre geldi. Feryatlarımız yeterli duyulmadı"dedi.

- BU YAPININ ZARARINI TOPLUM YAŞADI

Fetö operasyonlarına da değinen Saya, şöyle devam etti:

"Bu yapının zararlarına aslında toplumlar yaşadı. Buna rağmen yetkililer tarafından olaya, zamanında müdahale yapılmadığı için bu süreci yaşadık. Dolayısıyla bu yaşadığımız süreçten geçmiş, belki değiştiremeyiz. Ama geleceği istersek, istememiz gerekiyor. Geleceği hep birlikte iyileştirebiliriz. 15 Temmuz'dan gerekli dersler çıkartılarak sosyal, laik, hukuk devleti olma yolunda muhalefeti ile iktidarıyla tamamen söylemlerimiz, bu noktada birleştirici olmalıdır. Kutuplaştırıcı değil, ayrıştırıcı değil. Birleştiricilik noktasında da biz kadınların dili daha birleştiricidir. Biz örgütlü, kötülükler gördük, örgütlü kötülükler yaşadık. Örgütlü kötülüklere karşı da örgütlü bir mücadele verilmesi gerektiğini düşünüyorum"

- KADINLAR, SORUNLARA DUYARSIZ DEĞİL

Kadınların sorunlara duyarsız olmadığının altını çizen Saya, "Ben sol kültürle büyümüş bir insanım, bir görevin alınması değil, verilmesi önemlidir. Şuan da kendimi boykot etmemek adına böyle bir düşünceye vardım. Yarın adaylık süreci, ilçe kongreleri tamamlandıktan sonra adaylık süreci ile ilgili bir basın açıklaması partimde yapacağım. Biz kadınlar yaşadığımız sorunlara duyarsız değiliz. Doğu ve güneydoğu bölgesi itibariyle gelinen süreçte kadınların daha fazla ülkeye ve rejime sahip çıkması gerektiğini düşündüğüm için taşın altına bende elimi koymak istedim. Bu ben veya başka arkadaşım olur. Hiç önemli değil. Önemli olan benim görevim, alternatif sunmak, bende varım diyebilmek, ben bu noktada da partimin kadınları ve gençlerinin gözlerindeki ışıktan cesaretimi alarak böyle bir çıkış yapabiliyorum. Hepsinin yüreğine sağlık diyorum, teşekkür ediyorum" ifadelerini kullandı.

- SİYASET YAPMAK SADECE BİRYERLERE ADAY OLMAK DEĞİL

Siyaset yapmanın sadece bir yerlere aday olmak olmadığına dikkat çeken Saya, şunları kaydetti:

"Her siyasi duruşumuzda her tercih de aslında siyaset vardır. Kullandığımız oyun dahi akıbetinin dahi takibini yapmak aslında siyasi bir duruş gösterebilmektir. Bu noktada toplum sağduyulu olması, artı uluslararası ve ulusal ölçekte oynanan oyunların iyi görülmesi ve en önemlisi de toplum mühendislerinin bu toplum şekillendirmesine izin verilmemesi gerektiğinin altını çiziyorum. Biz bu ülkeyi kurtuluş mücadelesi vererek birlikte kurduk. 1938 yılında bize seçme ve seçilme hakkı verildi, kağıt üzerinde biz bunu bugüne kadar gerektiği gibi kullanamadık. Hatta kullandırılmadık. Bu hakkımız bir şekilde kağıt üzerinde kaldı. Ben inanıyorum ki eğer kadın hakları noktasında 34’lerden bu tarafa biz bir ivme kat ediyor olsaydık. Kadını atıl durum da bırakmamış olsaydık, o devrimler ve o inkılaplar bugün yüreklerde yazılırdı. Yüreklerde yerini bulurdu. Bir devrim kalıcılığı her şeyden önce gelecek kuşaklara aktarılmasıyla mümkündür. Onu gelecek kuşaklara aktaracak olan da biz kadınlar, analarız. O devrimler biz kadınların yüreğinde yazılmalıdır.  Kadınlar noktasında kazandığımız noktalardan bugün çok daha fiilen çok daha gerilerdeyiz. Biz geçmişte çam tavanların tartışmasını yaparken, bugün halen şeklimizle, giyim kuşamımızla uğraşıldığını ve siyasetin halen bunlar ile prim yapmaya çalıştığını görüyoruz. Artık bu ezberlerin bozulması gerekiyor"

- KADINA ŞİDDET ARTTI

Kadına şiddetin arttığına dikkat çeken Saya, "Iraklı bir parlamenter kadın sözüydü: ‘ kadını koruyan çarşafı değildir. Kadını koruyan gözlerindeki ifadedir" Birileri bizim türbanımız üzerinden oy devşirirken, biz hep ötekileştirildik. Bu sistem dışına atıldık. Evlere hapsedildik. Bugün gelinen süreçte artık o evler bize dar geliyor, hatta o evlerde dahi çoğumuzun can güvenliğinin olmadığı ortada. Kadına yönelik şiddette artış oranları ortadır. Bugün kadına yönelik şiddette ilişki zaten artış oranları biliyorsunuz. Bugün yüzde 700 artış varsa veya cinsel istismar vakalarında bu kadar artış varsa evet toplumun yarısının geri bırakılmasından kaynaklıdır"dedi.

- TEMSİLİYET NOKTASINDA ÇOK EKSİK VAR

Temsiliyet noktasında eksikliklerden bahseden Saya, "Bugün bütün siyasi partiler oturup yüzde 10 seçim barajlarını tartışabiliyoruz. Ama ne yazık ki o kadar ketumuz ki, o kadar vicdansızız ki bizler noktasında yüzde 50’sini oluşturuyoruz bu toplumun ama o yüzde 50’si oluşturan kesimin temsiliyeti noktasında sıkıntıları görmüyoruz. Gerek yerel düzeyde olsun, gerek yerel ve genel seçimlerde bizim temsiliyet oranlarımız çok yetersiz. Kadın hakları olarak olaya bakmak ta çok yanlış,  insan hakları düzeyinde olaya yaklaşmak lazım. Bizim başımıza ne geldiyse liyakatsız insanların belirli görevlere getirilmesinden kaynaklandı. Bunun kadın olması, erkek olması hiç önemli değil. Kürtçe'de aslan aslandır. Erkek kadın fark etmez. Bugün kadın ezilir yarın işçi ezilir. Bugün iş hukuku noktasında özellikle merdiven altı atölyelerin de emekleri sömürülen kadınlarımız erkeklerimiz eğer biz işçi hakları noktasında son sıralar da yer alıyorsak ve iş kazalarında ilk sıralar da yer alıyorsak. Bu bizim ayıbımızdır" diye konuştu.

- KAFADAKİ SORU İŞARETLERİNİN GİDERİLMESİ GEREKİYOR

İnsanların kafalarındaki soru işaretlerinin giderilmesi gerektiğinin altını çizen Saya, konuşmasını şöyle sürdürdü:

"İktidarı ile muhalefeti ile eleştirmek çok kolay, yapmak zor. Ama biz bireyler, toplum oluşturan biz bireyler, o kurtuluş mücadelesi ruhuyla birbirimiz normalde torba şeklinde öncelikle bir yerleri eleştirirken biz ne yaptık. Öz eleştirimizi verebilmek, siyahı beyaz göstermeye çalışmadan, beyazı siyah göstermeye çalışmadan, gerçek neyse onu ortaya koymamız gerekiyor. Bu toplumun her şeyden önce yaşam hakkının da garantiye alınması gerekiyor. Can ve mal güvenliği sağlanması gerekiyor. Devletin acil görevi budur ve devletin politikaları yaşatmak üzerine olmalı, öldürmek üzerine değil.  Ama yaşam hakkı ne kadar kutsal  ise gerçeği öğrenme hakkı da o kadar kutsaldır. Bugün toplumun kafasındaki soru işaretlerinin giderilmesi gerekiyor.  Bir çok alanda soru işareti taşıyoruz. Belirsiz alanların şeffaflaştırılması gerekiyor. Devletin şeffaf olması noktasında da muhalefetin sesine yer vermek gerekiyor.  Etkin bir muhalefet, kaliteli bir iktidarı da getirecektir diye düşünüyorum"

- MUHALEFETİN SESİ KISILMAYA ÇALIŞILIYOR

Muhalefetin sesinin kısılmaya çalışıldığını savunan Saya, "Ama muhalif herkesimin sesi kısılıyor. Eğer biz demokratik bir rejimde yaşamak istiyorsak, iktidar en despot rejimlerde dahi vardır. Muhalefet ancak ve ancak demokrasiler de söz konusudur. Demokrasi yolunda yol kat etmek istiyorsak, bugün batı medeniyeti düzeyinde bir ülke inşası talebimiz söz konusuysa birlikte yaşamanın yolu bütün farklılıklarımızı kanun karşısında eşitlik diyoruz ya hukuk önünde eşitlik, vatandaşlar arası eşitlik ve en önemlisi de liyakatı esas almamız gerekiyor.  Bu noktada benim kadın veya erkek olmam adalet tanrıçasının gözleri kapalıdır. Benim cinsiyetimi görmemenizi rica ederim. Ben şunu biliyorum ki, umarım benim dışımda kadın adaylarımız çıkar. Mevcut bilgim ve birikimimle çok değerli arkadaşlarımın aday olacağını düşünüyorum. Bu ülkenin kurucusu olan partimin içerisinden bu sürece duyarlı olacak çok değerli arkadaşlarımın çıkacağını düşünüyorum. Bu süreçte de özellikle erkek adaylarla yarışacak bilgi ve birikime sahip olduğumu düşünüyorum. İş nihayetinde kişinin göstergesidir derler, ben sadece ve sadece alternatif yaratmak istedim. Kendimi boykot etmek istemediğim için okumuş mürekkep yalamış bir kadın olarak ülkemin sorunlarına duyarsız olmadığımı göstermek istedim. Bu noktada partimin bana ihtiyacı var ise ben hizmete hazırım elbette, hiçbirimizin elinde sihirli değnek yok. Öncelikle vitrin çok önemli, her ne yapacaksak birlikte yapacağız. Çaresiz değiliz" şeklinde konuştu.

- İL BAŞKANLIĞI İÇİN HAZIRIM

İl başkanlığı adaylığı hakkında da konuşan Saya, konuşmasını şöyle bitirdi:

"Bu açıklama erken gibi görülebilir, ben sadece hazır olduğumu ifade etmek istedim. Partimin ihtiyacı var ise ben buradayım. İl başkanlığı düzeyinde değil. Bizim derdimiz hiçbir zaman koltuklar olmadı. Partimin bir neferiyim. Her şeyden önce insan hakları aktivistiyim. Bir hukukçuyum. Toplumsal sorunlara duyarlı bir insanım. Bir nebzede olsun katkım olacak ise bayrağı bir adım ileri götürebilecek isem bu göreve hazır olduğumu ifade etmek isterim."     

Kaynak : PHA
Haberin Videosu :
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
Türkiye Diyanet Vakfı (TDV) Mütevelli Heyeti İkinci Başkanı Mazhar Bilgin’den Üniversiteye Ziyaret
Türkiye Diyanet Vakfı (TDV) Mütevelli Heyeti İkinci Başkanı Mazhar Bilgin’den Üniversiteye Ziyaret
BESYO Öğrencisi Günal Türkiye'yi Tiran’da Temsil Edecek
BESYO Öğrencisi Günal Türkiye'yi Tiran’da Temsil Edecek