Advert

Görme Engelli Öztürk'ün Okuma Aşkı

Adıyaman Üniversitesi Fen Edebiyat Fakültesi Türk Dili ve Edebiyatı Bölümü 2’nci sınıf öğrencisi görme engelli Hatun Öztürk’ün okuma azmi görenlerin takdirini topluyor.

Görme Engelli Öztürk'ün Okuma Aşkı

Günlük hayatında eğitim öğretimin yanı sıra birçok sosyal ve sportif faaliyetlerde bulunan Üniversite öğrencisi Öztürk, tüm zorluklara rağmen eğitim hayatına da oldukça başarılı bir şekilde devam ediyor.

Arkadaşlarının ve hocalarının desteğiyle başarılı bir şekilde okumaya devam eden Öztürk, ailesinin Adıyaman’ın Kâhta ilçesinde ikamet etmesinden dolayı Adıyaman'da yurtta kalıyor.

Hem yurt ortamında hem de üniversite ortamında arkadaşları ve hocaları tarafından sevilen Hatun Öztürk’ün okumak için verdiği mücadele herkese örnek oldu.

Üniversite öğrencisi Hatun Öztürk’ün okumak için verdiği mücadele ve azmin herkese örnek olması gerektiğini söyleyen Üniversite Rektörü Prof. Dr. Mustafa Talha Gönüllü, "Hatun Öztürk 2 yıldır öğrencimiz ve buraya birincilikle gelmiş bir öğrenci, yani yüksek puanla girmiş başarılı bir öğrencimiz. Geçmişinde de birçok başarılar elde etmiş ömrü boyunca. İnşallah bundan sonra da başarılı bir insan olacak. Arkadaşlarıyla iyi bir birlikteliği var. Biz üniversitemizde engelli olan evlatlarımız için gençlik merkezinde bir birim oluşturmuştuk. Bu kardeşlerimizi, bu evlatlarımızı mutlaka kazanmamız ve en iyi hâle getirmemiz gerekiyor. Eğitimin her engeli aşacağını düşünüyorum." dedi.

Ailesinin kendisine verdiği desteklerle ilk tercihle Üniversitemiz Fen Edebiyat Fakültesi Türk Dili ve Edebiyatı Bölümünü dereceyle kazandığını söyleyen Hatun Öztürk, şunları kaydetti:

"İlkokulu aslında 3 yıl köy okulunda okudum. Görme engelli olduğum için kaydım yapılmadı. 3. sınıfın ilk dönemi karne gününde anladım o zaman okula kaydımın olmadığını. Herkese karne verilirken bana kağıt parçası gibi bir şey verilmişti, fark edince okula gitmedim. Babam da okumamızı çok istiyordu, okuma hevesimizi kesinlikle kırmak istemiyordu. Zaten en büyük destekçim babam, ve ailem. Sonra babam Ankara’da bir görme engelliler okulunun olduğunu öğreniyor yatılı okul. Önce ablamı yaz kursuna gönderiyor sonra da ben gidiyorum. Orada hocalar benim daha ileri düzeyde olduğumu anlayarak tekrardan 3. sınıftan başlıyorum okula. Braille alfabesini öğrenmek uzun bir süreç ama ben gider gitmez benim için kısa sürdü doğrusu çünkü boşluktaydım ve o boşluğu eğitimle kapatmaya çalışıyordum. Öğrendikten sonra sosyal etkinliklere katılmaya başladım. Başta müzik korolarına sonra Türkiye’deki tek görme engelliler halk oyunu ekibine, görme engellilere özel olan goalball’ı öğrenip takıma giriyordum. Türkiye’de iki tane şampiyonluğumuz var. Satrancı öğrenmiştim, 3.lüklerim var. Daha sonra Adıyaman Üniversitesi Türk Dili ve Edebiyatı Bölümüne birincilikle yerleştim. İlk dönem ne kadar zor olsa da hocalarım ve arkadaşlarımın desteğiyle rahatlıkla atlattım. Şu an memnunum. Finaller ve vizelere hazırlanırken ses kayıtlarıyla çalışıyorum, ses kaydı yapıyorum. Aslında ilk hedefim kendi alanımda çok iyi bir edebiyat öğretmeni olmak istiyorum. Yani bence insan elindekinin değerini bilmeli her zaman en büyük halim şuydu, yatarken kitap okumak, öyle uyumayı çok isterdim ama bazı yaşıtlarımda vardır ki, bırak kitap okumayı kendine verilen ödevi bile yapmak istemeyenler bence elindekinin değerini bilmeli. Ben, beni deyim yerindeyse kucaklayan Adıyaman Üniversitesi ADYÜ ailesine teşekkür ediyorum." 

Kaynak : PHA
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
Gümüşdere Islah Projesi Çalışmaları Devam Ediyor
Gümüşdere Islah Projesi Çalışmaları Devam Ediyor
Gazi Akbudak: “Biz Değil, O Şerefsizler Korksun”
Gazi Akbudak: “Biz Değil, O Şerefsizler Korksun”