Advert

Besni Alperen Ocaklarından 12 Eylül Açıklaması

Adıyaman Besni Alperen Ocakları Başkanı İsmail İlhan 12 Eylül 1980 darbesinin yıl dönümü dolayısıyla açıklamalarda bulundu.

Besni Alperen Ocaklarından 12 Eylül Açıklaması
Besni Alperen Ocaklarından 12 Eylül Açıklaması
Bu içerik 161 kez okundu.

İlhan, mesajında, 12 Eylül 1980 darbesinin bir ülkünün Yusuf yüzlülerini idam sehpalarına emanet ettiği tarih olduğunu kaydetti.

12 Eylül darbesinin Abdurrahim Karakoç’un şehitlerin kanlarıyla beslenen destan olduğunu belirterek, şöyle devam etti:

“Mavera’dan seslenen atıflarla Said’lerle beslenen bir güzel ülküdür gönül verdiğim diye seslendiği mısralarındaki şehitlerin şahadetinin yıldönümüdür.12 Eylül; bu memleketin gariban çocuklarının kanlarından beslenen cuntacı zihniyetinin zaferinin yıldönümüdür. Çekiç gücün omuzlarında ki apoletlerden fırsat bilerek milli iradeyi hiçe sayan ve gündüz ülkücüyü vuran tabancayı gece devrimciye doğrultturan ve vurduran zihniyettir. Ve orta da büyük bir gerçek vardır ki 30 yıldır bu memleketin başına musibet olan terör örgütü PKK 12 Eylül darbesinin sonucudur.
12 Eylül; Oruçlu ağzından kan kusan Ali Bülent Orkan’ın, Şehitlik makamının genç kahramanı Velican Oduncu’nun, dört bebeğini davası için arkada bırakan Halil Esendağ’ın, Mustafa Pehlivanoğlu’nun, Ahmet Kerse’nin, Süleyman Özmen’in, Ruhi Kılıçkıran’ın, Mustafa Soylu’nun, Mustafa Arıcak'ın ve adını yazamadığımız diğer şehitlerimizin ruhunun diğer bir davadaşının ruhunda şehbal açtığı tarihtir.

Bu ruhun temsilcileri olan biz Alperenler, Allah yolunun davacıları olarak, davamız Hz. Bilal (r.a.) gibi kızgın kumlara ve taşlara rağmen Allah diyerek ölmektir.” Diyen Muhsin Başkan’ın yolunun takipçisiyiz. Bu yolda verdiği mücadelesini, karlı dağların başında sonlandırıp, Allah’ın rahmetini kefen yapan Muhsin Başkan’ın arkasından giden Alperenler’de aynı ruh ve iştiyakla bu davanın memuru olmaya ant içmişlerdir.”

Alperenlerin, kaybedenlerin asıl kazananlar olduğuna inananlar olduğunun altını çizen İlhan, “Mağlubiyet garantisi verilse dahi bu dava için her şeyini feda eder ve fedakarlığının çekici kuvvetinde de dava adamlığına şahsiyet katan bir gönül eridir. Ve gayemiz olan rıza-i ilahiyi kazanma yolunda dünya menfaatlerinin ve güzelliklerinin kendisini okyanuslardan alıp akvaryumlara koyup nefsine köle etmesine izin vermeyen, her kapıda bir hesaba girmeyen, inancından zerre taviz vermeye bir ülkünün gönül erleriyiz.
Arif Nihat Asya’nın; ‘Mahyasızdır minareler... Göğü de Kehkeşansız bırakma Allah’ım! Müslümanlıkla yoğrulan bu yurdu Müslüman'sız bırakma Allah’ım’ dizelerindeki dua ile birlikte,12 Eylül’de hüseyni duruşun sahipleri olan tüm davadaşlarımıza rahmet diliyor ve son sözü yine Üstad Karakoç’a bırakıyorum. Nizam-ı âlemdir Hakk’ın sözü bu söylediğim cümle sözün özü bu tek damlada umman eyler bizi bu bir güzel ülküdür gönül verdiğim.”şeklinde ifade etti.

Kaynak : PHA
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
Alagöz’den Kaymakam Köksal’a ziyaret
Alagöz’den Kaymakam Köksal’a ziyaret
‘Enerji Çalışanları Haftası’ Kutlamaları Başladı
‘Enerji Çalışanları Haftası’ Kutlamaları Başladı