Advert
Güncel
Giriş Tarihi : 17-09-2020 17:45

Siyasetçi yazar Ulubey: Pandemi gölgesinde okullar eğitime hazır mı?

Siyasetçi yazar Fatma Ulubey,"Ülkemizin geleceği olan çocuklarımızın, gençlerimizin, eğitim alanında siyasi gelecek beklentisine girilmeden, eşit bir şekilde her olanak sunulmalıdır."dedi.

Siyasetçi yazar Ulubey: Pandemi gölgesinde okullar eğitime hazır mı?

Ulubey, yazılı açıklamasında, pandemi süreci tüm sistemlerde olduğu gibi eğitim sisteminde de yeni değişimleri ve gelişimi zorunlu kıldığını kaydetti.

Eğitimde fırsat eşitliğinin olmadığı eğitim sisteminde dijital uygulamayla birlikte daha da belirginleştiğine dikkat çeken Ulubey, şunları dile getirdi:

"Evinde bilgisayarı, interneti olmayan, yaşadığı yerde net altyapısı bulunmayan öğrenciler ne yapacak? Bu duruma hazırlıklı olan yada bu imkana sahip olanlar için sorun yok. Peki olmayanlar için?Her öğrenci online kanalına  istediği zaman ulaşabilecek mi, her öğrenci bu desteği alabilecek mi?Bu sürece ne kadar hazırlar?
Dolayısıyla tüm eğitim kurumlarına büyük sorumluluk düşüyor. Milli Eğitim Bakanlığı okulları eğitime hazırladı mı? Bir veli olarak ,her velinin çocuklarını okula gönderirken  güvende olmalarını hissetmesi lazım.  Bu güvenin hepimize verilmesi gerekir."

Ulubey, CHP Genel Başkanı Sn. Kemal Kılıçdaroğlu 'nun pandemi sürecinde eğitimdeki sorunların çözümüne yönelik 14 maddelik önerilerini olumlu bulduğunu vurguladı.

"Evinde televizyonu olmayan 754 bin 429 öğrenci var"

Ulubey, Kılıçdaroğlu'nun 14 maddelik çözüm önerisini paylaştı:

"MEB’e mali kaynak sağlanarak 57 bin 340 derslik ihtiyacı giderilmelidir. Gerektiğinde bazı köy okulları yeniden açılmalıdır. CHP olarak yetkililere sesleniyoruz. Hazine ve Maliye Bakanlığı kaynak sorunu yaşıyorsa yer tahsisi yapılmak koşuluyla CHP’li belediye başkanları bu yatırımı çocuklarımız için kendi illerinde yapmaya taliptir.

İBB Hayat Boyu Öğrenme Merkezi ve Ankara Büyükşehir Belediyesi Hayat Boyu Öğrenme Merkezi kendi binalarının çocuklarımızın uygun eğitimine katkı amacıyla MEB’in kullanımına tahsis etmeye hazırlar.YÖK ile işbirliği kapsamında üniversitelerin 20-21 öğretim döneminde açılmayacak alanları örgün eğitim sistemi kullanımına tahsis edilmelidir. Öğrenci başına düşmesi tavsiye edilen metrekareye çok daha hızlı ulaşmak mümkün olacaktır. Yeni dersliklerde ihtiyaç olan 92 bin 165 öğretmenin ataması süratle yapılmalıdır. Bu bağlamda siyasi otorite pandemi ile kadrolu/sözleşmeli/ücretli öğretmen garabetine de son vermelidir.

Okulların hijyen kurallarına uygun olarak açılması, hijyenin sürekliliği açısından MEB’e en az 60 bin kişilik kadrolu yardımcı personel alımı yetkisi verilmelidir. Dezenfektan, maske, ateş ölçüm cihazı gibi ihtiyaçlar için velilerden ek ücret talep edilmemelidir. MEB, internet hizmeti sağlayıcı kurumlarla görüşecek zorunlu örgün eğitim kapsamında devlet okullarına kayıtlı 3 milyon 17 bin 718 öğrencinin internet erişimini sağlamalıdır. Maliyet, evrensel hizmet fonundan sağlanmalıdır. Böyle bir fon var, para var.

Uzaktan eğitimde öğrenci ve öğretim elemanlarının tamamına sınırsız ve uzun süreli internet erişiminin ya ücretsiz ya da çok ucuza sağlanması için tüm altyapı sağlayıcıları nezdinde girişimde bulunulmalıdır. Bu operatörlerin de sorumlulukları olduğunu kimse unutmamalıdır. Evinde televizyonu olmayan 754 bin 429 öğrenci için MEB, STK’lar ile birlikte ‘Senin de televizyonun olsun’ kampanyası açmalıdır. MEB açmayacaksa CHP’li belediyeler bu sorunu çözmeye taliptirler. Her hanede öğrencinin yararlanacağı dizüstü, masaüstü ya da tablet bulunmalı. Olmayanın ihtiyacı MEB tarafından karşılanmalıdır. MEB bunu yapamayacaksa, CHP’li belediyeler yıl başındaki döviz kuru güvencesi verilmek koşuluyla ve yardım kampanyası da engellenmemek şartıyla bu sorunu gidermeye taliptirler.

"EBA eğitimi TRT ile sınırlı kalmamalı"

MEB’in EBA eğitimi TRT ile sınırlı kalmamalı belli dersler tüm TV kanallarında eş zamanlı verilmelidir. Böylece uzaktan eğitimde bazı engeller kaldırılmış olacaktır. Bugün 2.5 milyonun üzerindeki hanede 6 kişiden fazla insan yaşamakta.Pandemi tüm derslerin okulda verilmesine uygun değilse, sadece önemli derslerin okullarda verilmesi düşünülmelidir. Bir sağlık görevlisi ve rehber öğretmenin mutlaka okulda bulunması sağlanmalıdır. Servis esnafının primleri ile kredilerinin faizsiz ertelenmesi sağlanmalıdır.12 yaşından küçük çocukları olan anne babaya dönüşümlü olarak eğitim izni hakkı tanınmalıdır. Her anne baba için çocuğun sorunlarını çözmek onlar için vazgeçilmez bir görevdir. Bu görev topluma da düşmektedir."

Ulubey,"Ülkemizin geleceği olan çocuklarımızın, gençlerimizin, eğitim alanında siyasi gelecek beklentisine girilmeden,eşit bir şekilde her olanak sunulmalıdır. İyi bir eğitim hiç kuşkusuz en temel haktır. Ve bu haktan her öğrenci yararlanmalıdır."dedi.

"Pandemi sürecini iyi yönetemediğimiz gerçeğini gözler önüne seriyor"

Türkiye'de  her gün onlarca kişi virüsten yaşamını yitirdiğini savunan Ulubey,açıklamasını şöyle sürdürdü:

"Ülkem insanı düğünlerden sosyal etkinliklerden bir türlü vazgeçemedi. Sosyal mesafeyi koruyamadı, böyle olunca da binlerce kişiye virüs bulaştı, düşüş beklenirken ,aksine virüs tırmanışa geçti. Bunu umutsuzluğa itmek için değil, kendinize daha çok dikkat etmeniz için söylüyorum.

Olayın diğer bir boyutu da vaka sayısının gizlendiği ,bu konuda bilim adamları tarafından da farklı seslerin yükselmesi, testleri pozitif çıkıp gelişigüzel evlerine gönderilen hastaların toplu taşıma araçlarına binmesi, bu durumun kamuoyuna yansıyan görüntüleri  bile pandemi sürecini iyi yönetemediğimiz gerçeğini gözler önüne seriyor.Böylelikle sürecin başındaki güven ortamının yerini güvensizliğe terk edilmesi kaygısını artırıyor.Tesadüfen mi yaşıyoruz sorusunu akıllara getirmiyor da değil.Bütün tedbirsizliklerin bedelini yine 65 yaşının üstünde olanlar mı ödeyecek?

 "Sağlık çalışanlarımızın ekonomik, yaşam ve çalışma koşulları yeniden gözden geçirilmeli"

Tehlikeli bir virüsün karşısındaki tedbirsizliğin büyüdüğüne dikkat çeken Ulubey, "Yaklaşan kış ayını düşünemiyorum bile. İçişleri Bakanlığı 81 İl Valiliğine yeni genelge gönderdi.Sağlık çalışanlarımız zor durumda.'Ölüyoruz, tükeniyoruz' diyorlar, hastaneler basılıyor, sağlıkçılar darp ediliyor, hatta geçtiğimiz günlerde Gaziantep'te bir hastanede sağlıkçılar silahlı saldırıya uğradılar. Çalışma koşulları ağır gelen hekimler istifa etmek zorunda kalıyor, sağlık çalışanlarımızın ekonomik koşulları, yaşam koşulları, çalışma koşulları yeniden gözden geçirilmeli, güçlü destekler verilmelidir."dedi.

Kaynak : PHA























@
NAMAZ VAKİTLERİ
HAVA DURUMU
Gazete Manşetleri
Yol Durumu
E-GAZETE
Gölbaşı’nda Cumhuriyet Bayramı Coşkuyla Kutlandı
GÜNÜN KARİKATÜRÜ
Gölbaşı MYO öğrencilerinden çevre temizliği
E-Bülten Kayıt
ARŞİV ARAMA