Güncel
Giriş Tarihi : 24-12-2020 09:42

Prof. Dr. Unutmaz: Yeni korona mutasyonlarından endişe etmeli miyiz? - Videolu Haber

ABD'de Jackson Laboratuvarı Enstitüsü'nde Baş Araştırmacı olarak çalışan Adıyamanlı Prof. Dr. Derya Unutmaz, yeni tip koronavirüsün (Kovid-19) İngiltere’de görülen mutasyonu ile ilgili açıklamada bulundu.

Prof. Dr. Unutmaz: Yeni korona mutasyonlarından endişe etmeli miyiz? - Videolu Haber

Unutmaz, İngiltere'den sonra da Güney Afrika'dan koronavirüs mutasyonuyla ilgili bazı tedirginlik verecek haberlerin gelmeye başladığını kaydetti.

"Mutasyonlar gerçekten virüsün hızını artırıyor mu?"

Virüste yaşanan mutasyonun tedirgin edici ancak panik yapılmaması gereken bir durum olduğunu ifade eden Unutmaz, "Bu mutasyonların virüsün daha hızlı yayılmasına sebebiyet verdiği hakkında bazı açıklamaları oldu. İngiltere başbakanı ve sağlık bakanı ve bunu neden böyle söylediler. Çünkü bu yeni mutasyona sahip virüsler çok hızlı bir şekilde artıyor yani diğer virüslere göre diğer virüs tiplerine variyantlarına göre daha fazla bir yoğunluktan. Bu da bu mutasyonların bugün size bir avantaj sağladığı anlamına geliyor, fakat bu mutasyonlar gerçekten virüsün hızını arttırıyor mu? Bu konuda henüz laboratuvar düzeyinde yapılmış ve bilimsel denemeler yok."dedi.

Yaşanan durumun endişe verici olduğunu vurgulayan Unutmaz, virüsün sürekli mutasyona uğradığını hatta bunun bu güne kadar 4-5 bin kez gerçekleştiğini ama bu mutasyonlarda genellikle virüsün fonksiyonunun değişmediğini ifade etti.

"Mutasyonlar aşıları olan etkinliği azaltacak mı?

Virüsün fonksiyonunu değiştiren mutasyonların büyük sorun oluşturduğunu kaydeden Unutmaz, şöyle devam etti:

"Bağışıklık sisteminden kaçmak amaçlı olan mutasyonlar olabilir. Bunlardan çok az şu ana kadar tespit edildi. Dünyada bir mutasyon virüsün bulaşıcılığını artırdığı daha önce tespit edilmişti. Bu yeni mutasyonda belki bu şekilde olabilir. Fakat burada en önemli soru acaba bu mutasyonlar aşıları olan etkinliği azaltacak mı? Yani herkesin daha çok merak ettiği veya bu insanlar iki kere enfekte olabilecekler mi? Biz bunun böyle olmayacağını düşünüyoruz şu anda, dediğim gibi bununla ilgili veriler var.

Öncelikle virüsün neresi çok önemli ona bir bakalım. Birisini içinde bu üstündeki paketin içinde kodu var o da bir RNA molekülü. Aslında virüsün kendi kendini tüketmesi kopyalaması için gerekli bir program. Virüsün yüzeyinde ise bu gördüğünüz çıkıntı var, bunlara biz başak protein diyoruz. Bunlar aslında virüsün bir yerde anahtarları. Niye anahtarları çünkü virüs bir şekilde hücrenin içine girmek zorunda, hücre içine nasıl girecek? Hücrenin yüzeyinde aslında bir kilit var, tabi ki onun için yapılmış bir kilit değil ama virüs bir yolunu bulmuş bu moleküler bağlanıyor ve bir iki tane daha molekül sayesinde açıyor ve içeriye giriyor. Tabii eğer virüs bu yüzeydeki ne kadar iyi bağlanırsa hücrenin içine girmesi o kadar kolay olur ve bu da bulaşıcılığı önemli derecede etkiler. Çünkü virüsün ilk karşılaştığı hücrelerinin burnumuzda ve hatta boğazımızda olan hücreler de bu kilidin miktarı çok az miktarlarda çok fazla olmuyor bu bakımdan çok fazla virüsün içeri girmesi lazım ki orantısal olarak veya rastgele olarak bu kilitleri açabilsin."

Virüslerin bir çok mekanizma gibi aslında çok moleküler düzeyde çok kompleks bir durum olduğunu belirten Prof. Dr. Unutmaz, bunun sadece koronavirüsü için değil, birçok virüsün bu mekanizmaları kullandıklarını reseptöre bağlandığını ve reseptörün bir şekilde virüsün membranına yapışmasını sağladığını belirterek, şöyle devam etti:

"Burada üç boyutlu olarak baktığımız zaman bu başak protein. Belli bölgelerinin tam bir anahtar gibi bu iki reseptörünün başka bölgelerine üzerindeki bölgelere tam olarak bağlanması lazım, ama bu ilişki dediğim gibi virüsün yapısına göre burada gördüğünüz şekline göre de ya daha iyi girebilir kilidin içine. Bunu bir hırsız olarak da düşünebilirsiniz, yani bu kilidi biraz daha hızlı açabilen daha iyi açabilen virüslerle daha az açabilen virüsler olacaktır.

Bu mutasyonlar bu bölgelerde oluyor bundan dolayı da biz endişe ediyoruz çünkü, eğer buranın Ace 2 reseptörüne bağlanma hızı veya kolaylığı diyelim daha rahat olursa o zaman bu virüsler bir avantaja sahip oluyorlar ve hücrenin içinde daha rahat girmeye başlıyorlar."

"Antikorlar çok önemli"

Aşıların amacı ise burada gördüğünüz antikorda veya akıllı füzeleri ürettirmek. Tabii sadece bu değil. Yine vücudumuzun bağışıklık sisteminin bir özel harekat kuvvetleri var. Bunlar virüs içeri girdikten sonra da hücreyi enfekte etmiş hücreleri tanıyarak onları da öldürebiliyorlar, bu şekilde de virüsü bir şekilde durabiliyorlar.

Fakat bu antikorlar çok önemli, çünkü sizin amacınız virüsün hücrenin içine girmeden durdurabilmeniz yani bu akıllı düşman gelirken fırlatacaksınız ve düşmanın içeri girmesini önleyeceksiniz. Bu akıllı füzeler antikorlarda tam biraz önce gösterdiğin o başak proteinin o can alıcı noktalarına bağlanıyorlar ve virüsün bu sayede  kilidine Ace 2 reseptörüne bağlanmasını önlüyorlar."

Önemli olan bağlanan kısmın birçok yerini değişik akıllı füzelerin geliştirilebileceğinin altını çizen Prof. Dr. Unutmaz, "Burada biraz daha detaylı görüyoruz. Bu üç boyutlu olarak tam bir moleküler düzeyde. Bu başak proteinin bu da onun bir modelini düşünelim. Aslında 3 tane başak protein bir araya gelmesinden oluyor. Burada gördüğünüz gibi belli bir bölgeye var. Bu bölge çok önemli, çünkü bu bölgede kilide bağlanacak. Aslında başka bir iki bölge daha var, onlar da bu bölgenin yüzeyini değiştirebilecek ki çünkü bu bir esnek bir molekül yüzeyde sadece sabit kalmıyor ama daha basite indirgemek için bu bölgenin herhangi bir yerine bağlanan antikorlar kilide bağlantısını önleyebilir."dedi.

Prof. Dr. Unutmaz, çok küçük bir mutasyonun oraya bağlanacak antikorun bağlanmasını önlese de başka antikorların var olduğunu vurgulayarak, "Aşılar sadece oraya değil buraya da bir antikor geliştirebilir. Çeşitli antikorlar olduğu için belki düzinelerce belki yüzlerce değişik yere bağlanabilecek antikorlar tam o can alıcı noktalarda yine anahtarı verirsek anahtarın illaki tamamını bağlanmak zorunda değil, çok ufak bir kısmına bağlansa kilide girmesini önlemiş oluyoruz."dedi.

"Şu an için aşılar konusunda endişemiz yok"

Prof. Dr. Unutmaz, şuan için aşı konusunda endişe duymadıklarını vurgulayarak, şu bilgileri verdi:

"Yine burada da gösterildiği gibi herhangi bir buralardan yüzeyindeki herhangi bir yerine antikorlar bağlanabilir. Bu bakımdan şu an için aşılar konusunda endişemiz yok. Çünkü tek bir mutasyon veya hatta birkaç mutasyon bile aşıları olan etkiyi veya bu antikorları olan etkileri kolay kolay azaltamaz. Dediğim gibi diğer bağışıklık sistemi ücreti de var, bu özel harekat sistemleri de var. Daha büyük mutasyonlar olursa yani o biraz önce gösterdiğim bölge çok fazla değişirse ki bu çok zor virüs için çünkü başka bir anahtar yapması lazım yine aynı kilide bağlanacak o zaman bazı sıkıntılar çıkabilir.

Diyelim ki böyle bir durum oldu bugün üstü bir şekilde kaçmayı başardı ki küçük bir virüs olsa da bu mümkün özellikle aşılar yapılmaya başlandıktan sonra virüsün üzerinde bir baskı uygulanacak yani virüs bundan kaçmak için uğraşacak ve bu mutasyonlar birikebilir. Yani 1 mutasyon 5 mutasyon olabilir.O zaman ne yapacağız ? Aslında bu teknoloji, aşılar, bu bakımdan çok avantajlılar.

Başak proteinin bir program bir kodu diyor ki, siz aynı bu şekilde bir başak proteini yapın. Hücrelere bu komutu veriyor. Diyelim ki, başak kaçmaya başladı, antikorlardan o zaman siz hemen hızlı bir şekilde değiştirebiliyorsunuz. Diyorsunuz ki tamam o zaman yeni mutasyonu olan başak proteine göre bağışıklığa haber veriyorsunuz. Akıllı virüs sizde değiştirin, yeni mutasyona göre akıllı füzeler üretin, diyorsunuz ve hızlı bir şekilde tekrar eğitebiliyorsunuz. Yani bunu çok hızlı yapmak mümkün böyle bir avantajı var. Diğer aşılar için bu daha zor. Yani hem üretimi zor, hem de bunu değiştirmesi daha zor bir olay.Dediğim gibi şu an için bu konuda panik yapacak bir durum yok, endişe edecek bir durum yok."

"Ne kadar çok insan enfekte olursa, virüse o kadar çok mutasyona uğrama fırsatı veriyorsunuz"

"Bu mutasyonların virüsü daha ölümcül yaptığına dair hiçbir veri yok" diyen Prof. Dr. Unutmaz, açıklamasını şöyle tamamladı:

"Ne Güney Afrika'daki ne de İngiltere'de ki daha önce de böyle oldu, şu ana kadar daha ölümcül daha ağır veya daha az etki eden bir virüsler çıkmadı. İleride olmayacak anlamına gelmez virüsün etkileri ağır-hafif anlaşılabilir bunu zamanla göreceğiz. Bu bakımdan virüsü kontrol etmek de çok önemli. Çünkü ne kadar çok insan enfekte olursa, virüse o kadar çok mutasyona uğrama fırsatı veriyorsunuz. Ve bu fırsatları da bir süre sonra virüs değerlendirmeye başlayacak.

Son olarak bu İngiltere'deki mutasyonlar dediğim gibi endişe verince çünkü eğer bulaşıcılığı artar ise gerçekten ve o zaman bu virüsün bizim ülkemizde de girmesi çok tehlikeli olur. Çünkü virüs daha hızlı yayılmaya başlar kontrol etmemiz gittikçe zorlaşır çünkü aşılarını olmazsa ve toplumsal bağışıklığa ulaşmamız en azından 4-5 ay belki 6 ay zamana ihtiyacımız var. Bu sürede oldukça önüne geçip bekler bizi bundan dolayı dikkat etmemiz lazım. Türkiye'de de bu virüslerin devamlı bir şekilde yeni mutasyonlar oluyor mu olmuyor mu? Bir de bunlar tabii hazırlıklı hale getiriyor. Aşı şirketleri de bunları hemen test ediyorlar böyle bir olasılık varsa onlar da aşılarını ona göre yenilemiş olacaklar."

 

Kaynak : PHA
Haberin Videosu :





















@
NAMAZ VAKİTLERİ
HAVA DURUMU
Gazete Manşetleri
Yol Durumu
E-GAZETE
Gölbaşı’nda Cumhuriyet Bayramı Coşkuyla Kutlandı
GÜNÜN KARİKATÜRÜ
Gölbaşı MYO öğrencilerinden çevre temizliği
E-Bülten Kayıt
ARŞİV ARAMA