Advert Advert

CHP’li Saya: “Zor Olan Barış, Kolay Olan Savaş” - Videolu Haber

CHP’li Zeynep Saya, barışın zor olduğunu, savaşın ise kolay olduğunu söyledi.

CHP’li Saya: “Zor Olan Barış, Kolay Olan Savaş” - Videolu Haber

Saya, yaptığı açıklamada, Türkiye’de şuanda  doğudaki insanların evine giremediğini,  batıdaki insanların  evlerinde çıkamadığını ifade etti.

Herkesin üzerine düşen görevin bu zoru başarmak olduğunun altını çizen Saya, “Kalıcı barışı sağlamak durumdayız. Milleti millet yapan olgu, geçmişte bir arada yaşamış,  gelecekteki de bir arada yaşama arzusu azmini ve inancını yaşayan insanlar topluluğudur.” Dedi.

-BU ÜLKEYİ HEP BİRLİKTE KAZANDIK

Bu ülkenin hep birlikte kazanıldığını vurgulayan Saya, şunları kaydetti:

“Bu devleti hep birlikte kurduk. Ve devletimizin insan hakları temelinde istediğimiz noktaya gelmesi için sosyal bir hukuk bir devleti olmak noktasında hep birlikte emek,  çaba sarf etmek durumundayız. Bugünkü yaşanan terör olayları en çokta kenetlenmemiz gerektiği mesajını almak durumundayız”

-İNSANLARIMIZ GÜVENDE DEĞİL

İnsanların güvende olmadığını aktaran Saya, “İnsanlarımız güvende değil . Hiçbirimiz kendimizi güvende hissetmiyoruz.  Bunu ancak birbirimize tutunarak, korkuları hep birlikte aşabiliriz. Bu noktada her birimize görevler düşüyor. Birbirimizi sevmek zorundayız. Tasada, kıvançta, acıda, neşede paylaşımı esas almak durumundayız. Bu noktada ben teröre karşı tek bir yumruk olabilmek için teröre karşı hep birlikte hayır diyebilmek adına toplumsal bir duyarlık yaratmak zorundayız. Ölen insanlar, ölen çocukları bizim çocuklarımız. Bizim insanlarımız. Devlet politikası insanları öldürmek üzerine değil yaşatmak üzerine olmalıdır ve bu noktada istihbarata çok fazla görevleri düşüyor.  Çünkü canlı bomba eylemleri ile ülkemizin doğusu ve batısı her taraf güvensizlik bir ortam yaratılmak istenmekte. Her taraf güvenli değil , bu noktada şiddet sarmalına karşı dur diyebilmek adına bir araya gelebilmeliyiz” şeklinde açıklamada bulundu.

-BARIŞI DİLLENDİRMEK ZORUNDAYIZ

Barışın dillendirilmek zorundu olduğunu aktaran Saya, şöyle dedi:

“Barışı dillendirmeyiz. Zor olan barıştır, savaşmak kolaydır ama illegal yapılara kesin bir prim verilmemeli. İllegal ortamlarda insanlar düşüncelerini ifade edebilmeli ve bu işe çözüm üretmek siyaset kurumu, siyasilere büyük görev düşüyor. İktidarıyla,  muhalefetiyle belki de bugün yaşadığımız ortamın sorgulanması noktasında neden,  niçin,  sebep -sonuç ilişkisi noktasında bizi yönetenlerin çok iyi sorgulanması gerekiyor çünkü maalesef Türkiye bir şekilde birçok ülkenin istihbarat elemanlarının  cirit attığı bir yer haline geldi.”

-BİZ BİRİLERİNİN İÇ İŞİNE KARIŞTIKÇA, BİZİM İÇ İŞLERİMİZE KARIŞTILAR

Saya, “Biz birilerinin iç işlerine karıştıkça birileri de geldi, bizim içişlerimize karıştı. Bizim iç işlerimizle gelip oynamaya başladı. Atatürk’ün deyimi yurtta sulh, cihanda sulh ve önemlisi de bizim bölgemizde sulhu istiyoruz. Bunun olabilmesi için de ülkelerle iyi geçinmek zorundayız. Sınırlarımızdaki ülkelerle barış içerisinde olabilmeliyiz. Onların iç işlerine karışmamamız gerekiyor. Tabi ki güvenliğimizi sağlayarak bu noktada ben Türkiye cumhuriyet vatandaşı olan bütün 80 milyon insanımıza sesleniyorum. Bizi yöneten insanlara seslenmek istiyorum, birlik ve beraberlik mesajları verilmeli ve bu birlik ve beraberlik mesajları verilirken de insanları yaşatmak adına politikalar üretmeli  ve üretmek zorundayız” dedi.

-İSLAMIN ŞEKİLCİLİKTEN ÇIKARILMASI GEREKİYOR

İnsanların şekilcilikten çıkarılması gerektiğinin altını çizen Saya, şunları belirtti:

“Bizi yönetenler çok daha duyarlı olmak durumunda. Bugün kız çocuğumuza tecavüz vakası toplumda konuşuluyor. Kadına şiddet basında konuşuluyor. Her şeyden önce ben İslam coğrafyasında İslam’ı şekilcilik anlamından çıkartılması gerekiyor. Dinimiz iyiliği buyurur,  iyiliği emreder. Eğer oruç tutmayan insanlarımızı sorgulayabiliyorsak,  oruç tutmadığı için bir insana saldırılabiliyorsa, bu toplumda iyi sorgulanması gerekiyor”

-TOPLU TECAVÜZDE TOPLUMUN AYAKLANMASI GEREKİYOR

Tecavüz olayına da değinen Saya, “ Bu toplumda 40 tane çocuğa tecavüz iddiası üzerine toplumun ayağa kalkması gerekiyor. Ben kendi adıma şunu söylemek istiyorum, sosyal hukuk devletinde insanların vicdanlarını önlerine koymalarını, vicdanlarını rehber yapmalarını talep ediyorum. Ben solcu bir insanım. Sol demek benim cenahımda bu topraklarda haksızlığa karşı mazlumun yanında yer alabilmektir. Bu topraklarda sol demek, ortak akıl demektir. Bu topraklarda bana göre ortak vicdan demektir. Ben bu noktada bütün toplum kesimlerini vicdanlı olmaya ve vicdanlarını sesini dinlemeye davet ediyorum. Hiç kimse ötekileştirmeden,  hiç kimseyi dışlamadan ve önemlisi de kendimize dini temelde Allah’ın polisi addetmemektir” diye aktardı.

-YANLIŞA YANLIŞ DEMELİYİZ

Yanlışa yanlış denilmesi gerektiğini vurgulayan Saya, konuşmasını şöyle sürdürdü:

“ Yanlışa yanlış hem dini temelde hem hümanist temelde hem de felsefi temelde vicdanlarımızı ehlîleştirilerek bunun sebebi ne olursa olsun birileri dinle ehlileştirebilir,  birileri vicdanla ehlîleştirebilir. Birileri de hümanist felsefe ile ehlileştirilebilir. Ve insani değerle ehlileştirebilir ama Anadolu coğrafyasında ben herkesin vicdanlı olmaya davet ediyorum. Haksızlığa karşı hep birlikte haykırabilmeliyiz,  haksızlığa karşı senin benim hırsızım demeden,  hırsıza hırsız diyebilmeliyiz. Namussuza da namusuz diyebilmeliyiz”

-TOPLUMUN RUH SAĞLIĞI YIPRANIYOR

Toplumun ruh sağlığının büyük darbe aldığını savunan Saya, konuşmasını şöyle tamamladı:

“Toplumun ruh sağlığı maalesef her gün daha da yıpranıyor. Toplumun ruh sağlığı her geçen gün ivme kaybediyor. Bu noktada daha fazla ruhumuzun örselenmemesi için birbirimizi yaralarını sarabilmemiz gerekiyor. Birbirimizin yaralarını sarabilmek adına da travmalara sebebiyet verenler bizim travmalarımız saramazlar. Dolayısıyla biz birbirimizin travmasını sarmak durumundayız. Sağlıklı nesiller yetiştirmek istiyor isek, evet gelecek nesillere de örnek olmak durumundayız. Gençliğe sahip çıkmak durumundayız. Gençlik bizim geleceğimizdir. Ülkemize sahip çıkmak durumundayız. Bugün Sur’daki görüntüler Suriye’yi andırıyorsa,  Suriye’yi aratmıyorsa, her şeyden önce Suriyelilerin gideceği bir Türkiye var ama bizim gideceğimiz bir Avrupa yok. Bunu iyi görmemiz lazım. Ülkemizin kıymetini bilerek, devletimizi sosyal hukuk devleti alanında hukuki temelde, hukukun üstün olması noktasında, üstünlerin hukuk değil hukukun üstünlüğünü sağlamak adına toplumsal duyarlılığın yaratılması gerektiğini altını çiziyorum”

Kaynak : PHA
Haberin Videosu :

Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
Adıyaman'da 2017 Yılında 25 Bin 222 Kişi Uçtu
Adıyaman'da 2017 Yılında 25 Bin 222 Kişi Uçtu
Vali Kalkancı’dan Hakkâri Gazisine Ziyaret
Vali Kalkancı’dan Hakkâri Gazisine Ziyaret