Riyakârlar…
Bilal Karadağ

Riyakârlar…

Zahit olarak bilinen fakat riyakâr olan birisidöneminpadişahına misafiri oldu, ancak sofraya oturunca her zaman yediğinden daha az yedi.

Namaza durunca bile her zamankinden daha yavaş kıldı.Bir tek düşüncesi vardı; padişahın kedisini takdir etmesini istiyordu…

Evine dönünce sofra kurdurdu ve yemek istedi. Ziraadamın çok anlayışlı ve düşünceli bir oğlu vardı.

Babasının yaptığı hareketi beğenmedi ve babasına;“Sultanın ziyafetinden bir şey yemedin mi” diye sordu!  

Babası çocuğuna, “Onların önünde ayıplamasınlar diye işe yarayacak kadar bir şey yemedim ki evladım” şeklindecevap verdi!

Çocuk hemen cevabı yapıştırdı:

“Öyleyse babacığım sen namazı da kaza et! Çünkü onu da işe yarayacak gibi kılmamışsındır” diyerek uyardı…

Kişi yaptığı ibadeti Allah rızası için yapmadıkça, yaptığı işte Allah’ın rızasını gözetmedikçe, birisiyle dost olurken Allah rızası için olmadıkça, ne ibadetten yeterince nasibini alır, ne yaptığı işten bir hayır görür ve nede dostluğu uzun süreli kalır!

Tamamen riya, tamamen yalancık, tamamen yapmacıkduruma düşer!

Gerçek kişi odur ki; hayatta yaptığı her iş ve davranışı yapay değil, gerçek manada yapar ve hakkın rızasını gözetir!

Hayatın her safhasında tamamen doğal ve gerçekçi olarak hareket edenler, toplumun gönlünde farklı bir yer edindikleri gibi, Cenab-ı Allah’ın gönlünde de yer edinenlerdir!

bakımdan “adam gibi adam”lar, muhataplarına hitap ederken bile telaffuz ettikleri sözcükleri dilinin ucundan değil, kalbinin derinliklerinden süzer…

Atalarımız ne güzel buyurmuş, “Doğru duvar hiçbir zaman yıkılmaz, ama eğri duvar eninde sonunda yıkılır!”

Kişi odur ki; hayatta hep doğru davranır, doğru söyler, dürüst hareket eder!

Hayatta birçok kişi tanıdım; lakin tamamı olmazsa bileekseriyetin ikiyüzlü ve riyakâr olduğunu sezdim!

Kimisinigüler yüzlü olmasına rağmen, kalbinde kin beslediğine şahit oldum! Kimisinin de üç günlük dünya menfaati için dinozorların karşısında virgül gibi eğildiğine!!!

Hâsılı insanları her tanıdıkça hayal kırıklığına uğradım…

Mevlana Celaleddin-i Rumi ne güzel buyurmuş; “Nice insanlar gördüm üzerinde elbisesi yok, nice elbiseler gördüm içinde insan yok!”

Aman Allah’ım ne günlere kaldık…

Kimi insanlar muhatapları tarafından takdir edilsin diye akla hayale gelmedik fiillerde bulunuyor…

Kimisi de aslan iken kuzu postuna bürünüyor! Ya da ne bileyim amirin, başkanın, padişahın, vs. gözüne girsin diye türlü kılıfa bezeniyor!

Hasılı, bu tür insanlardan geçilmiyor gayrı!!!

Dünya kuzu postuna giren kurtlar, kedi gibi görünen aslanlar, Allah’ın takdirine mazhar olmak yerine kulun gözüne girmeye çalışan riyakârlar, yılan gibi kıvrılanlar, bukalemun gibi renkten renge girenler tarafından dolup taşmış!

İnsanlık âlemi söz konusu hastalıklardan kurtulmadıkçadoğrulukdürüstlük sadece söylemlerde kalır!

Selam, sevgi ve gönül dolusu muhabbetlerimle

DİĞER YAZILAR
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
Türkiye Diyanet Vakfı (TDV) Mütevelli Heyeti İkinci Başkanı Mazhar Bilgin’den Üniversiteye Ziyaret
Türkiye Diyanet Vakfı (TDV) Mütevelli Heyeti İkinci Başkanı Mazhar Bilgin’den Üniversiteye Ziyaret
BESYO Öğrencisi Günal Türkiye'yi Tiran’da Temsil Edecek
BESYO Öğrencisi Günal Türkiye'yi Tiran’da Temsil Edecek