Jakoben Yarasalar
Bilal Karadağ

Jakoben Yarasalar

Yaklaşık bir asırdır bir takım zümreler cennet vatanımızda istedikleri gibi atını oynatıp duruyorlar.

Söylemleriyle demokrasiden yana olduklarına dair süslüpüslü cümleler telaffuz ediyor, eylemlerinde ise yasaklardan yana olmaya çalışıyorlar hep.

Bukalemun misali renkten renge giriyor, söylem ve eylemleri bir türlü birbiriyle uyuşmuyordu

Uzun yıllar mütedeyyin insanlara adeta narkoz yaparaktabiri caiz ise ayakta uyuttular. Öbür taraftan deveyihamutuyla birlikte yuttularülkeyi soyup soğana çevirdiler!

Ne zaman ki uyutulanlar narkozun etkisinden kurtularak,uyutan tayfanın tekerine takoz koymaya çalıştı, işte o vakitdevenin kuyruğu koptu

Kendisini ülkenin beyaz elitleri olarak gören o jakobenlerin hayalleri akamete uğrayınca, başladılar avazınınçıktığı kadar bağırmaya

Ötekileştirilen, ezilen hor ve hakir görülen ezici çoğunluklar artık uyandı ve sömürü düzeni aktörlerine “Durun ey bir avuç mutlu azınlık, odağında bulunmuş olduğunuz hinliklerin sonu gelmiştir” demeye başladı.

Son 10 yıldan buyana olumlu gelişmeler yanşanıyor artık.Demokrasi olabildiğince yaygınlaşıyor; kangrenleşen başörtüsü sorunu yok artık, herkes istediği gibi giyinip kuşanıyor, çünkü Türkiye, eski Türkiye değil

Hiç unutmuyorum; eski Türkiye’yi yöneten o jakobenler,“Başörtü kamusal alana girerse rejim tehlikeye girer” demekteydiler.

Oysa bugün başörtüsünün girmediği alan yok, buna rağmen onların değdi gibi rejim tehlikeye girmedi.

Bilakis özgürlükler yaygınlaştıkça, Türkiye daha çok yaşanılır bir ülke konumuna gelmeye başladı.

Aslında onların ne olduklarını bugün herkes çok daha iyibiliyor, lakin onlar başını kuma gömdükleri için hala zannediyorlar ki kimse bilmiyor kendilerini.

Yanılıyorsunuz bre, yanılıyorsunuz. Bor’un pazarı geçti artık.      

Hani sıkışınca laikliğin arkasına sığınıyordunuz ya;bugün laikliğin tanımını soracak olursak cevap veremeyecek kadar cahilsiniz!

Yeri gelince kendinizi sözde aydın olarak lanse edersiniz,ancak vurgun ve soygundan başka bir işi yapamayacak kadarbeceriksizsiniz!

Yıllar yılı ülkenin başköşelerine oturdunuz, yandaşlarınızla birlikte Karunlaştınız, ezici çoğunluklardanoluşan ülkenin gerçek sahiplerini bir parça ekmeğe muhtaç ettiniz!

En ufak bir rahatsızlığınız neticesinde tedavi olmak için Avrupa ve Amerika’nın en iyi hastanelerine koştunuz

Öbür taraftan doktora gidecek kadar parası olmadığı için ölüm döşeğine mahkûm olan garibim insanları görmeyecek kadar yarasalaştınız!

Millet bir parça ekmek için kılı kırk yararken, kışın soğuk aylarında sıcak bir yuva bulamazken, sizler en lüks semtlerdedayalı-döşeli malikânelerde oturdunuz ve aç’ın halinden anlamadınız, per-perişan insanların üşüdüğünün farkına bile varamadınız bu kafayla varamazsınız da…

Taşralarda, metropol kentlerin varoşlarında kışın efil efilrüzgarın estiği baraka evlerde, gecekondularda yaşam mücadelesi vermeye mecbur kalan, hatta bırakın mecburkalmayı, kaderine terk edilmeye mahkum olan insan gibi insanlar var.

Midelerini doyurabilmek için çöp konteynırlarında kırıntıekmekleri toplayan kitleler var!

Ey jakoben yarasalar! Sizler Türkiye’nin söz konusu manzarasına hiç şahit oldunuz mu?

Olamazsınız, çünkü tok anlamaz açın halinden. Açın halinden ancak ve ancak aç anlar, açın halinden ancak merhamet ve şefkat duygusu taşıyan aslan yürekli kişiler anlar.

ın halinden ancak yüreği sevgi dolu, teninde buram buram vatan ve millet sevgisi kokan adam gibi adamlar anlar.

Ey jakoben yarasalar! Siz ne anlarsınız yoksulluktan,açlıktan. Siz geceleri kundaktaki bebeklerin açlıktan attığı çığlıklara hiç şahit oldunuz mu?

Siz bebeğine bir bardak süt bulamayıp uyutamadığından dolayı gözyaşlarına boğulan annelerin feryatlarını yüreğinizde hissettiniz mi hiç?

Alışmışsınız her akşam zevki sefaya dalmayaeğlencemekânlarına koşup şarkılar eşliğinde Brek dansı oynamaya!

Oynattığınız dansözün üzerine dolarları atmaya devam edin siz Umurunuzda bile olmasın, boş verin vur patlasın çal oynasın eğlenceye devam…

Zira unutmayasınız ki her gecenin bir de aydınlığı vardır.

Bilesiniz ki o aydınlık günler gelmiştir. Bugün artık yeni Türkiye’de yaşıyoruz, eski Türkiye mazide kalmıştır.

Selam, sevgi ve gönül dolusu muhabbetlerimle…    

 

               

DİĞER YAZILAR
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
Türkiye Diyanet Vakfı (TDV) Mütevelli Heyeti İkinci Başkanı Mazhar Bilgin’den Üniversiteye Ziyaret
Türkiye Diyanet Vakfı (TDV) Mütevelli Heyeti İkinci Başkanı Mazhar Bilgin’den Üniversiteye Ziyaret
BESYO Öğrencisi Günal Türkiye'yi Tiran’da Temsil Edecek
BESYO Öğrencisi Günal Türkiye'yi Tiran’da Temsil Edecek