Mazeretin Ardına Sığınmayın
Bilal Karadağ

Mazeretin Ardına Sığınmayın

Biz akıl gücümüz, beden gücümüz, para gücümüz, makam gücümüz, unvan gücümüz gibi bize verilenlerden sorumluyuz.

Cömertlik yalnız zenginlere özel bir şey değil, insanlara ait bir özelliktir.

Fakirin birisi bir ekmeğini bölüp yarısını yoksula verse, zengin kişinin fakirlere kuş sütünün bile olduğu sofranın sevabından daha fazladır.

Sevaplar verenin verdiğiyle değil, verenin gücüyle orantılı olarak verilir. Onun için şair;  “Benzemez hesabı hesabımıza” demiştir.

Ebu Hüreyre (r.a.) Rivayet ediyor: Peygamber efendimiz “Bir dirhem, bir dirhemi geçti” dediğinde, bu nasıl olur ya Resüallah diye soruldu: “Bir adamın iki dirhemi vardı o iki dirhemden iyi olanını sadaka olarak verdi”  dedi. 

İki dirhemi olan ve onun birini verenin sevabı bin dirhem vereninkinden fazladır. Çünkü biri varlığının yarısını verdi, öbürü belki yüzde birini verdi.

Önce ikinin birini veren, zenginin vermesine de sebep olduğundan onun sevabı kadar da ayrıca sevap aldı.

“Profesör olunca daha iyi hizmet ederim” diyen asistan, o zamanında dekanlığa ve rektörlüğe göz dikecek ve yine de hizmet edemeyecektir.

“General olunca, ben yapacağımı bilirim” diyen teğmen de, general olunca hiçbir şey yapamayacak demektir.

Yüz watlık bir ampulü bodruma taksanız veya en üst kata monte etseniz aynı ışığı verir.

Siz ne iseniz osunuz. Onun için nerede ne tür imkânlara sahipseniz onu değerlendirmekle görevlisiniz.

Büyüklüğe veya çokluğa özenerek bulunduğunuz durumdan kaçmaya ve hizmetten kurtulmaya çalışmayınız.

“Büyük balık küçük balığı yutar” diyerek haksız da olsa kaba kuvvete hak verip boyun eğenler, bilmezler ki denizler büyük balıklarla değil küçük balıklarla doludur.

Bir günde tonlarca balık yutan balinaların nesli tükenmesin diye insanlar özel gayret gösteriyorlar.

Bal arısını yiyerek geçinen zanbur’u hepimiz biliriz ama bal arıları dağları, taşları ve çiçekleri tutmuş. Milyarlarcası sizlere bal vermek için çalışıyor.

Bir kurt bin kuzuyu korkutup kaçırabilir ama dağ, taş koyun ve kuzuyla dolu.

Katil Reuven Rivlin, her gün İsrail hastanelerinde doğan İsrailli çocuk sayısından fazla Filistinli çocuk öldürüyor ama yirmi beş yıl sonra İsrail’i koruyacak insana sahip olamayacağını anladığından Beni İsrail’den olmayan Yahudilerin de Beni İsrail sayılması için hahamlarına teklif götürüyor.

Diş geçirenler, yaralarlar; lakin yaraları saranlarla yürür insanlık.

Bir avuç yoğurt, bir kazan sütün yoğurt olmasına sebep olur.

Bir el feneri, kocaman bir salonun aydınlanmasına sebep olur.

Bir ağaçtan çıkan fidanlar ve çekirdekler dağların orman olmasına sebep olur.

Bir inci, milyonlarca deniz kestanesinden değerli olur.

Bir yetim, kıyamete kadar gelecek bütün yetimlerin kefili olur.

Rabbimiz buyurur: …. “ Talut ve beraberindekiler ırmağı geçince; “Bu gün Calut ve ordusuna karşı gücümüz yok” derler. Allah’a muhakkak kavuşacağını bilenler ise;  “Nice az topluluklar Allah’ın izniyle çok topluluklara galip gelmiştir. Allah sabredenlerle beraberdir” (Bakara 249) Ve başarılı oldular.

Siz de başarılı olabilirsiniz. Mazeret üretmeyin, iş yapın. Hepimiz kendi imkânlarımızdan sorumluyuz.

Bakara suresinin 286’ıncı ayetinde “Allah, kişiye ancak gücünün yettiği kadarını yükler…” Buyurur.

 

Selam, sevgi ve gönül dolusu muhabbetlerimle… 

DİĞER YAZILAR
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
Türkiye Diyanet Vakfı (TDV) Mütevelli Heyeti İkinci Başkanı Mazhar Bilgin’den Üniversiteye Ziyaret
Türkiye Diyanet Vakfı (TDV) Mütevelli Heyeti İkinci Başkanı Mazhar Bilgin’den Üniversiteye Ziyaret
BESYO Öğrencisi Günal Türkiye'yi Tiran’da Temsil Edecek
BESYO Öğrencisi Günal Türkiye'yi Tiran’da Temsil Edecek