Ne Günlere Kaldık
Bilal Karadağ

Ne Günlere Kaldık

Kimi insanlar konuşurken deyim yerindeyse adeta gözlerini yumarak ağzını açtığı için telaffuz ettiği cümlenin nereye gittiğini bilemez.

            Dolayısıyla bu gibi zevatların, zaman zaman sarf ettikleri cümleleri yüzünden sıkıntıya düştüğü çok oluyor…

            Zira bu tür insanların, kurmuş oldukları cümleden dolayı sıkıntıya düştükleri an yaşamış olduklarından ders çıkarmaları ve bir daha aynı hataya düşmemeleri bakımından kendilerine çekidüzen vermeleri gerekirken, aksine vurdumduymaz davranmaları anlaşılır gibi değil.

            Hâsılı az sayıda insan, ağzından çıkan cümlelerin bir daha geri dönüşü olmayacağının bilinciyle kelam ederken, birçoğu da “har vurup harman savuruyor” ve işin ilginç yanı ise, bir süre sonra foyası meydana çıkarken muhatabından özür dileme nezaketinde bile bulunmadığı gibi, aksine yılan misali kıvırmayı meslek edinmeyi marifet sanıyor!..

            Aslında kendini bilen “adam gibi adam”lar, bin düşünüp bir konuşmayı yeğledikleri için öte taraftan her iki şıka da asla tevessül etmezler.

            Ancak her ne hikmetse günümüzde kıvıra kıvıra rakkasa dönen, üstüne üstlük yaptıklarını marifet sanan insanların çoğunlukta olması hasebiyle “adam gibi adam”lar kuytu köşelerde yalnızlığa terk edilmiş!..

            Ne günlere kaldık Allah’ım!..

            Yalanı-dolanı, alavereyi-dalavereyi meslek edinenlerden, insanı üç kuruşa satanlardan, dostunu arkadan vuranlardan, özü sözüne uymayanlardan, yüze dost kalpte hain olanlardan geçilmiyor gayrı…

            Bukalemun misali renkten renge girenlerin, köprüyü geçene kadar ayıya dayı diyenlerin, dürüstlerin koynunda beslenen lakin zamanı geldiğinde yılanlaşanların, ikiyüzlülüğü marifet sananların cirit attığı bu dünyada, “adam gibi adam”lara yaşamak azap veriyor!..

             Kuzu postuna giren kurtların, mazlum rolüne girip fırsatını buldukları an hırçınlaşanların, mülayimliğiyle bilinirken bir anda insanın yüzünü cırmalayanların, siyaset arenasında zirveye vardıktan sonra en yakınını yüzüstü yere çakanların, dostunun sırrını dosta-düşmana leblebi gibi dağıtanların dünyasında “adam gibi adam”lara yer kalmamış!..

            Hâsılı “adam gibi adam”ların azınlıkta kalması vesilesiyle, bu dünya gayri insani ve gayri ahlaki söylem ve eylemlerin odağında bulunanlara cirit atma meydanı haline gelmiş!..          O nedenledir ki, bu zamanda hakiki dost ve “adam gibi adam”lar mumla aranır olmuş…

            Arayın ki istediğinizi bulasınız!..

            Nerede o sözünün eri olanlar...

            Kalmamış o sözü-özü bir olan mertler…

            Nerede o eski dostlar, kalmamış o eski dostluklar!

            “Adam gibi adam” arıyoruz ama nerde…

            Selam, sevgi ve gönül dolusu muhabbetlerimle…

DİĞER YAZILAR
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
Türkiye Diyanet Vakfı (TDV) Mütevelli Heyeti İkinci Başkanı Mazhar Bilgin’den Üniversiteye Ziyaret
Türkiye Diyanet Vakfı (TDV) Mütevelli Heyeti İkinci Başkanı Mazhar Bilgin’den Üniversiteye Ziyaret
BESYO Öğrencisi Günal Türkiye'yi Tiran’da Temsil Edecek
BESYO Öğrencisi Günal Türkiye'yi Tiran’da Temsil Edecek