Girdaba Çekilmek İstenen Türkiye….
Yusuf Dündar

Girdaba Çekilmek İstenen Türkiye….

Neler oluyor..? Nereye gidiyoruz.? Nedir genlerimize kadar işleyen bu toplumsal öfke?......

Kurtuluş savaşında top yekun bu bayrağı bu ülkenin cennet topraklarının bir karışı  için kanlarının son damlasına kadar savaşan bizim ecdadımız değimliydi.?

 Dünyaya hüküm etmeyi devlet politikaları haline getiren üç beş gelişmiş ülkenin senaryoları ne kadar da kusursuz işliyor benim ülkemde…..

Yanıyor ülkem adeta , Hayır sıcaklardan bahsetmiyorum. O da var ama 7.Haziran sonrası insanların yürekleri yangın yerine döndü bir anda, yine başladı yuvalara ateşler düşmeye..

Bu ülkenin başına da şimdiye kadar olumsuz manada ne geldiyse, ağzına gelenin üç adım sonrasını düşünmeden günü kurtarma adına konuşan  siyasîlerden gelmedi mi..?

var olan birlik ve  beraberliğin pekişmesi adına hayata geçirilmeye çalışılan lakin bir kesimin bunu taviz olarak algılaması neticesinde Açılım da tam bir saçılım olmadı mı?

Kurgumuzu,geleceğimizi  toplum mühendisliğimizi hep başka toplumların himayesine bırakmadık mı?

 Şimdi son 40 yıla yakın bir zamandır kangren olan ama son dönemlerde artarak tavan yapan bu yaşananları genç umut dolu beyinlere nasıl izah edeceğiz.? Onları nasıl ikna edebileceğiz….

Geleceğimizin teminatı olan  çocukların  masalını, umutlarını yaşama tutunma heveslerini utanmadan, sıkılmadan onları kalkan olarak kullanmak koşulu ile  çaldılar…..

 Kanlı ve Ülke üzerinde uygulamaları emir edilen oyunlarına masum çocuklarımızı da dahil etmeye başladılar.

 Sadece anlık doğrularla yaşayıp büyük samimiyetsiz ve sadece gerçek yüzünden öte şirin görünme arayışındaki  aciz siyasilerin yaşamı griye boyamasını yaşıyoruz bu süreçte.

Ortadoğu’da ve yanı başımızda yaşananları tedirginlikle takip ederken, şimdi yaşadıklarımız, ülkemizin de huzurla olan  imtihanı olarak algılıyorum.

İnsan kazandığına inandığı noktada bazı değerleri kaybetmeye başladığını fark ettiğinde ne kadar direnirse dirensin öfkesine de söz geçiremiyor çoğu zaman.

 Canice, kalleşçe kimler tarafından?kimin için? arkadan sıkılan kör kurşunlarla  birlikte söylemlerimiz , cümlelerimiz de siyaha dönüşüyor bir anda..

 Bir süredir şehit haberleriyle Ülkemdeki  bir çok insan gibi bende kendi huzurumdan, mutluluğumdan, umutlarımdan utanır oldum.

 Elbette farkındayım, neyi beslersek onu yaşayacağımızı,ama ümitsizliğe kapılmadan  yine kendi yaralarımızı  kendi soğukkanlılığımız, birlik ve beraberliğimizle sarabileceğimize inanıyorum ben……

bu Ülke insanı bunu her seferinde başarmıştır..lakin bu dönemde  her zamankinden daha da fazla ihtiyaç duyuyoruz birlik ve beraberlik unsuruna.

Netice olarak  Kendi geleceğimize yön verebilmek için , aklımızı ve metanetimizi muhafaza ederek korkuya teslim etmeden yaşam tarzını tercih etmemizin elzem olduğunu da biliyorum.

 Ama bu ülkenin duygusal ve günahsız  insanlarının  üzerindeki tehlikeli  ölüm oyununun bir an önce bozulması da olmazsa olmazımız konumundadır..

 

Öyle ya nasıl ki Güneş sabırla her gün doğmaktan, yılmıyorsa usanmıyorsa biz de umutlarımızı ve aklımızı besleyip huzurumuzu kimseye teslim etmeden Birlik beraberlik ve huzur içersinde yaşayacağız…bir çok şer odaklarına inat…

Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
Türkiye Diyanet Vakfı (TDV) Mütevelli Heyeti İkinci Başkanı Mazhar Bilgin’den Üniversiteye Ziyaret
Türkiye Diyanet Vakfı (TDV) Mütevelli Heyeti İkinci Başkanı Mazhar Bilgin’den Üniversiteye Ziyaret
BESYO Öğrencisi Günal Türkiye'yi Tiran’da Temsil Edecek
BESYO Öğrencisi Günal Türkiye'yi Tiran’da Temsil Edecek