Herkese Anladığı Dilden…
Bilal Karadağ

Herkese Anladığı Dilden…

Milli Görüş Lideri Prof. Dr. Necmeddin Erbakan hocam, 54. Refahyol Hükümeti’ni kurduğunda ilk olarak ABD yetkilileriyle irtibata geçmiş, onlara, “PKK'yı desteklemekten vazgeçin” demişti.  

Akabinde olumlu yönde bir gelişme olabilir düşüncesiyle bir süre beklemişti. Bekleme süresi zarfında bir gelişmenin yaşanmaması üzerine kafasında tasarlamış olduğu projeye start vermek için ivedilikle harekete geçmişti.   

Netice itibariyle ben sizi PKK’dan vazgeçirmeyi bilirim dercesine hiç vakit kaybetmeden hemen ABD'deki siyahi Müslümanların içinde örgütlendiği “Nation Of İslam” (İslam Milleti)'nin Lideri Louis Farrakhan ile irtibat kurdu.  

Hatta iç ve dış mihraklarca tepki topladığı halde Farrakhan’ı Türkiye’ye davet etti. Gerekli müzakerelerde bulundu ve ABD'de ayaklanmaları yönünde cesaretlendirdi.

Bunun üzerine Farrakhan “Million Man March” olarak bilinen ünlü protesto yürüyüşüne ön ayak oldu.

ABD’nin en büyük iç tehdit unsuru sayılan “Nation Of İslam”ın Beyaz Saray önündeki bu protestosu ABD’lileri endişelendirdi…

Bunun üzerine Erbakan hükümeti sona erinceye dek Türkiye’de PKK eylemlerine hiç rastlanmadı.

Rahmetli Erbakan hocamın söz konusu kararlı tutumundan, cesaretli girişimlerinden anlaşılan o ki; kim hangi dilden anlıyorsa o dilden konuşmak gerekiyor, aksi halde söylem ve eylemlerin sonuç itibariyle bir etkisi olmuyor.

Suriye’de “Arap baharı”nın Arap kışına dönüştüğü ilk günde, Cumhurbaşkanı Erdoğan dünya kamuoyuna şu açıklamada bulunmuştu:    

“Fırat’ın batısına geçilmesin, bu bizim kırmızı çizgimizdir…”

Buna rağmen PYD’nin silahlı gücü YPG ise, küresel güç odakların desteğiyle birkaç gün önce Türkiye’nin kırmızı çizgisini ihlal etmeye yeltendi.

Buna karşılık silahlı kuvvetlerimiz de Kilis sınır hattında daha önce konuşlandırmış olduğu Fırtına obüsleriyle, Azez’deki YPG mevzilerini dövmeye başladı.

Suriye’nin sınır komşusu olmamız hasebiyle bu savaş en çok ülkemizi ilgilendiriyordu ama beş yıldan bu yana devam eden Suriye’deki iç savaştan hep uzak durduk.

Lakin uzak durmamıza rağmen bugün bir şekilde müdahale etme mecburiyeti hâsıl oldu. Çünkü savaş çanları kapımızı çalmaya başladı artık.     

Eğer bugün gerekli önlemler alınmazsa hem ülkemizin hem de coğrafyamızın geleceği adına çok vahim durumların oluşacağı kanaati yaygın.

O bakımdan ülkemizin bu yöndeki kararı yerinde ve gereken yapılmalı elbet. Okyanus ötesinden, Avrupa’dan Kafkasya’dan Suriye’ye gelen şer odakların ve bu odakların Suriye’deki avenelerinin anladığı dil budur çünkü.

Öyleyse ülke olarak bizim de bu dille cevap vermemiz gerekiyor. Yoksa “Bana dokunmayan bin yıl yaşasın” kabilinde köşemizde bekler durursak yarın “Eyvah” demek durumunda kalacağız.

Selam sevgi ve gönül dolusu muhabbetlerimle…

 

       Bilal KARADAĞ

bkaratag02@hotmail.com

DİĞER YAZILAR
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
Türkiye Diyanet Vakfı (TDV) Mütevelli Heyeti İkinci Başkanı Mazhar Bilgin’den Üniversiteye Ziyaret
Türkiye Diyanet Vakfı (TDV) Mütevelli Heyeti İkinci Başkanı Mazhar Bilgin’den Üniversiteye Ziyaret
BESYO Öğrencisi Günal Türkiye'yi Tiran’da Temsil Edecek
BESYO Öğrencisi Günal Türkiye'yi Tiran’da Temsil Edecek