Artık Yeter, Yeter, Yeter
Hacı Bozkurt

Artık Yeter, Yeter, Yeter

Kandil’e sesleniyorum, PKK’ya sesleniyorum.

Fettuhlahçı Terör Örgütü FETÖ’ye sesleniyorum.

Maoist Kominist Partisi MKP’ye sesleniyorum.

Hizbullah’a sesleniyorum.

Kürdistan Halk Kongresi PKK/KONTRA-GEL’e sesleniyorum.

İslam Büyük Doğu Akıncılar Cephesi İBDA/C’ye sesleniyorum.

Kürdistan Devrim Partisi PŞK’ye sesleniyorum.

Hilafet Devletine sesleniyorum.

Kürdistan Demokrat Partisi/Bakur PDK/Bakur’a sesleniyorum.

Tevhid Selam-Kudüs Ordusu’na sesleniyorum.

Kürdistan Özgürlük Şahinleri TAK’a sesleniyorum.

El-Kaide Terör Örgütü Türkiye Yapılanmasına sesleniyorum.

Bizlerden ne istiyorsunuz?

Suçsuz günahsız insanlardan ne istiyorsunuz.

Çarşıya pazara evine ekmek götüren fakir-fukaraya nasıl kıyabiliyorsunuz?

İşine gitmek  için çarşıya çıkanların nasıl parçalanmış ceset olarak tabutlara koyabiliyorsunuz?

Sizde merhamet, vicdan, Allah korkusu, insan sevgisi hiç mi yok?

Bu Masum insanları neden öldürüyorsunuz?

Bu talimatları hangi merhametsiz vicdansızlardan alıyorsunuz?

 

Öte yandan;

Cumhurbaşkanı Erdoğan’a sesleniyorum.

Başbakan Davutoğlu’na sesleniyorum.

Kılıçdaroğlu, Demirtaş, Bahçeli’ye sesleniyorum.

Ayda 17 bin lira maaş alan milletvekillerine sesleniyorum.

İçişleri Bakanına sesleniyorum.

Emniyet Genel Müdürüne sesleniyorum.

Valilerimize, kaymakamlarımıza, muhtarlarımıza sesleniyorum.

Hakimlerimize, savcılarımıza, avukatlarımıza sesleniyorum.

Eğitimcilerimize, sağlıkçılarımıza ve diğerlerine sesleniyorum.

Konfederasyonlara, federasyonlara, derneklerimize sesleniyorum.

İşçilerimize, çiftçilerimize, gençlerimize, üniversitelerimize sesleniyorum.

Köylümüze, Mahallelimize, şehirlimize sesleniyorum.

Neden bu kadar olumsuzluklara, vahşetlere sessiz kalıyoruz?

Neden parçalanmış cesetlerimiz üzerinde siyaset yapanlara müsaade ediyoruz?

Neden bir anlık bana dokunmayan yılan bin yaşasın diyoruz?

Neden barışın olduğu yerde savaşa karşı çıkmıyoruz?

Neden insanca yaşamak varken onlarca gün evimizde aç, susuz perişan oluyoruz?

Neden göçlere maruz kalıp evimizden, yerimizden yurdumuzdan oluyoruz?

Neden beslenmemize harcayacağımız parayı topa, tüfeğe, bombaya, silaha veriyoruz?

Neden ortak değerlerimizi birlikte yaşamak için elimizi taşın altına koymuyoruz?

Sonuç olarak;

Barışı ölmekle, öldürmekle getiremeyiz.

Hak, hukuk içinde yaşamak için herkes üzerine düşeni yapmalıdır.

Ülkemizde yaşanan bu acılar, bu kederler son bulmalıdır.

Silahlar susmalı, ölümler artık son bulmalıdır.

Buradan haykırarak bağırarak, Barış istiyorum.

Demokrasi istiyorum.

Bu güzel ülkede gönül rahatlığıyla çarşıya pazara çıkmak istiyorum.

Bu karışıklığı çıkaranlara ve sebep olanlara çağrıda bulunuyorum.

Elinizi yakamdan çekiniz.

Ben insan gibi İnsanca yaşamak istiyorum.

Hepinize ağlayarak, sızlayarak yalvarıyorum.

Artık yeter diyorum.

Edi bese diyorum.

 

Artık yeter, yeter, yeter…….

Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
Türkiye Diyanet Vakfı (TDV) Mütevelli Heyeti İkinci Başkanı Mazhar Bilgin’den Üniversiteye Ziyaret
Türkiye Diyanet Vakfı (TDV) Mütevelli Heyeti İkinci Başkanı Mazhar Bilgin’den Üniversiteye Ziyaret
BESYO Öğrencisi Günal Türkiye'yi Tiran’da Temsil Edecek
BESYO Öğrencisi Günal Türkiye'yi Tiran’da Temsil Edecek