Dua ve Sadakanın Gücü CIA Projesine Galebe Çaldı
Bilal Karadağ

Dua ve Sadakanın Gücü CIA Projesine Galebe Çaldı

Geçtiğimiz yıl 15 Temmuz akşamı ülkemize ve milletimize yönelik üniformalı teröristlerce girişilen darbe kalkışmasının arkasında, ABD adına CIA vardı.

                Eğer CIA olmasaydı ve dolayısıyla ABD olmasaydı Pensilvanya’daki terörist başının tek başına bu denli hüküm sürmesi asla düşünülemezdi.

                O bakımdan yazının başlığında belirttiğim gibi, malum darbe girişiminin adına “CIA projesi” diyorum.

                O kasvetli ve karanlık gecede, Cumhurbaşkanı Erdoğan’nın milleti sokağa çağırmasıyla birlikte toplumun her kesiminden ezici kalabalıklar sokaklara akmış, meydanlara taşmış, eli silahlı üniformalı darbecilere karşı direnmiş, tanklara toplara karşı canını siper etmişti.

                Meydanlarda gösterilen olağanüstü cesaretin, imanın ve kararlılığın gücüyle 15 Temmuz’da yeniden Çanakkale destanı yazılmış, bir kez daha Dumlupınar, Sakarya destanı yazılmış ve sabaha karşı o karanlık gece muazzam bir aydınlığa gark olmuştu.

                Şunu söylemek istiyorum: Darbe kalkışmasının yenilgiye uğratılmasında toplumun azmi, cesareti, Cumhurbaşkanımızın, Başbakanımızın ve dahi nice kahramanımızın gayreti var elbet.

                Zira şunu da unutmayalım ki; o gece, darbecilerin ağır yenilgi almasının temelinde birçok nedenin yanı sıra, dünya Müslümanlarının duası ve milletimizin vermiş olduğu sadakanın gücü yatmaktadır.

                İnancımızda “sadaka-i def-il bela” diye bir öğreti var: Ülke olarak, toplum olarak 6 yıldır Suriyeli muhacir kardeşlerimize ensar oluyoruz.

Onlara kapımızı gönlümüzü yüreğimizi açmış, kucağımıza basmış en güzel misafirperverlik örneği sergiliyoruz.

Bu anlayışın, bu davranışın reel adı yardımseverliktir, daha da ötesi, inancımıza göre sadakadır. Dolayısıyla sadakanın gücü ve kuvveti 15 Temmuz akşamı CIA projesine, ABD hinliğine galebe çaldı.

Duaya gelince, yeryüzündeki bütün Müslümanların ortak görüşü; İslam’ın son kalesi Türkiye olduğu, Türkiye yıkılırsa Müslümanların yıkılacağı yönündedir.

Bazı İslam ülkelerin monarşik yöneticileri emperyalizme, Siyonizme ve dolayısıyla Müslümanlara karşı hasımlaşan ve de vampirleşen Batı’ya yakın durabilir, hatta onlara uşaklık yapabilir, lakin halkı asla böyle düşünmüyor…

Böyle düşünmedikleri içindir ki, o gece sabaha kadar ülkemizin darbecilere karşı galip gelmesi, selamete ermesi için dua ve niyazda bulunduklarını sonradan öğrenmiş olduk.

Selam, sevgi ve gönül dolusu muhabbetlerimle…

 

            Bilal KARADAĞ

bkaratag02@hotmail.com            

DİĞER YAZILAR
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
Türkiye Diyanet Vakfı (TDV) Mütevelli Heyeti İkinci Başkanı Mazhar Bilgin’den Üniversiteye Ziyaret
Türkiye Diyanet Vakfı (TDV) Mütevelli Heyeti İkinci Başkanı Mazhar Bilgin’den Üniversiteye Ziyaret
BESYO Öğrencisi Günal Türkiye'yi Tiran’da Temsil Edecek
BESYO Öğrencisi Günal Türkiye'yi Tiran’da Temsil Edecek