Vur Patlasın, Çal Oynasın
Bilal Karadağ

Vur Patlasın, Çal Oynasın

Adıyaman’da bir uygulama var ki, çağın modern kent yaşamına oldukça uzak. Düğün adı altında sokak ortalarında hoparlör teşkilatı kuruluyor, gün boyu bangır bangır müzik çalınıyor.

Hastası olan mı var, tasası olan mı var, gece vardiyasında çalışıp gündüz uyuyan mı var kimsenin umurunda değil.

Gündüz başlayan sokak konseri, gece saat 12’ye dek aralıksız devam ediyor. Hoparlör son sesine kadar açık, duyu organlarınız bizar oluyor.   

Buda işkencenin bir nevi olsa gerek.

Toplumsal alanda geniş kitlelere bu eziyet reva mı?

Küçük yerleşim birimlerine has bu tarz uygulama niçin mega yerleşim birimlerinde sergilenir?

Yüzlerce, binlerce insan bu işkenceye katlanmak mecburiyetinde mi?

Düğün salonu denilen büyük kalabalıklara cevap veren kapalı mekânlar var…   

Türkiye’nin birçok bölgesine, vilayetine bazı nedenlerden ötürü gitmişim. Zira ne hikmetse bu uygulamanın en çok bizim bölgede yaygın olduğuna tanık oldum.  

Eskiden sadece hafta sonları rastlardınız sokak konserlerine.

Son zamanlarda haftanın her günü bu tablo ile karşılaşıyorsunuz.

Bazen sokağın veya caddenin iki tarafı da tutuluyor. Sokaklar adeta açık hava gazinosuna dönüşüyor.

Arabanızla o bölgeden geçemezsiniz, aracınızda hastanız olsa bile o alana yaklaşamaz kendinize farklı bir yol bulmaya mecbursunuz.

Şayet civarda oturuyorsanız, saatler boyu o gürültüleri, o şamataları dinlemeye mahkûmsunuz.

Hasta iseniz, isterseniz kendinizi yiyip bitirin o sesi susturamazsınız, katlanmaya mecbursunuz.

Yakınınız mı öldü, kimin umurunda. “Vur patlasın, çal oynasın” şamata devam ediyor.

Bu nasıl mantık, bu nasıl zihniyet?

Yâda buna hangi gerekçelerle göz yumuluyor?

Düğün sahipleri imkânı varsa düğün salonu kiralasın, o kapalı mekânda bağırsın çağırsın kıvırsın istediği kadar kurtlarını döksün.

İmkânı yoksa nikâh salonunda gelinini çıkarsın. Yüzlerce insanı rahatsız etmeye ne hakları var?

Bir kişinin ahını veya bedduasını alırlarsa bu işin hayrı bereketi olur mu?

Bilhassa yaz mevsimi boyunca hemen hemen her gün yaşanan bu uygulama hiç doğru değil. 

Bu çağda sokakları işgal edip, hoparlörle koca bir mahalle sakinlerinin kafasının şişirilmesi ve bu uygulamaya göz yumulması bu çağda garip bir durum.

Selam, sevgi ve gönül dolusu muhabbetlerimle…

      

         Bilal KARADAĞ

bkaratag02@hotmail.com

DİĞER YAZILAR
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
Türkiye Diyanet Vakfı (TDV) Mütevelli Heyeti İkinci Başkanı Mazhar Bilgin’den Üniversiteye Ziyaret
Türkiye Diyanet Vakfı (TDV) Mütevelli Heyeti İkinci Başkanı Mazhar Bilgin’den Üniversiteye Ziyaret
BESYO Öğrencisi Günal Türkiye'yi Tiran’da Temsil Edecek
BESYO Öğrencisi Günal Türkiye'yi Tiran’da Temsil Edecek