Advert
Hangi Hayat Senin ?
Yatos

Hangi Hayat Senin ?

Her konu da mutlaka “Şu çıktı mertlik bozuldu; bu çıktı düzen bozuldu” cümlesini ekleriz ya. İşte ben de kulaklık çıktı, insanlık unutuldu; güven unutuldu; duygu unutuldu; samimiyet unutuldu görüşündeyim. En önemlisi de insanlık, değerlerimiz, kültürümüz, samimiyetimiz, kendimize olan güvenimiz unutuldu. 

 

Son dönemlerde herkes eskilere özenir oldu; ama eskiler gibi olmak için hiçbir çaba da sarf edilmiyor. Dedim ya mesele kulaklık. Yolda her gördüğümüz beş kişiden üçünün kulağında müzik çalan bir kulaklık var. Dünyadan, çevreden, hatta hayattan kopuk; sadece gideceği yere odaklı. Yürüdüğü yoldan bi’haber; seslere duyarsız olan insanların sayısı her gün artmakta. 

Sağlık açısından doktorlar kulaklığın zararlarını saya dursun ben biraz da imrendiğimiz eskilerden örnekler vereceğim. Sese en duyarlı olanlar kuşkusuz ki, çocuklar. Algılayabilmek ve öğrenmek için tüm sesleri dinler. Ne olduğunu merak ederler. Büyüdükçe de kulak aşinalığı ile o sesleri bir ömür unutmazlar. Biz büyükler olarak yürüdüğümüz vakit yollarda eğer ki kulaklık takmıyorsak ister istemez dünyanın, çevrenin, havanın, insanların, canlı - cansız olan tüm varlıkların seslerini duyar ve ilgimizi çeken sese dönüp bakarız. En azından eskiden öyleydi. 

Bir tık daha yukarı çıkalım dersek. Her gün yürüdüğünüz yolda artık yol boyu olan iş yerlerine, ağaçlara, trafik yoğunluğuna ve iş yerlerindeki insan yüzlerine aşina olmaya başlarız. Arada karşılıklı göz teması kurulduğu an, yabancılık çekmeden Selam Aleyküm deyip, yabancı bir insan ile samimiyet bağını Allah’ın ismini anarak kurmuş oluruz. 

Düşünün size bir yer tarifi sorulduğunda 5 km ötedeki adresi nokta atışı yaparak ya da günümüz teknolojisi ile navigasyon gibi tarif edebilirsiniz. İhtiyacımız olan bir şey olduğu vakit her gün önünden geçtiğimiz ve tanımadığımız halde selamlaştığımız yerden almanın bir samimiyet için araç olduğunu biliriz. Hiçbir vakit o yolda başımıza birileri tarafından kötü işler açılmayacağı güvenini hissederiz. Çünkü  görsel ve işitsel bağ kurduğumuz insanlar vardır. Kim olduklarını bilmediğimiz sadece sıradan yabancı işletmeciler olsa da güven duygumuzu kabartmamızı sağlayan selamlaşmak samimiyeti ile, yüzlerinde oluşturdukları tebessüm ile güven aşılayıp hem peygamber telkini  (s.a.v) olan hadis-i şerifi (TEBESSÜM SADAKADIR.)  yerine getirmiş olur, hem de inancımız gereği sadakamızı vermiş olmakla beraber belki de bir dost veya Yüce Kur’an’da Hucurat Suresinin 10. ayetinde söylediği gibi “MÜ’MÜNLER ANCAK KARDEŞTİR” ayetini yerine getirip aynı kandan olmasak da bir kardeşimizin farkına varmış oluruz. 

 

Ama günümüzde insanlar sadece çevresi veya kendileriyle değil de inanç ve kültürlerine gerektiği gibi sahip çıkmadıkları için, Allah’ın emirlerini peygamberin telkinlerini tam olarak idrak edemedikleri için, imrendikleri ilişkilerden kaçan kültürü günümüze bir türlü yansıtamazlar. Dünyanın tüm görsel güzellikleri ve ses ahenginden kendilerini mahrum bırakarak koca dünyada kendilerini yalnızca anlamsız şarkılara teslim edip odaklanma duygularını yitirdikleri gibi insanlıktan da uzaklaştıklarının farkında değiller. 

 

Eskiler gibi hem inancımız gereği hem de kültürümüzü yaşatmak, toplumsal huzura erişmek için atalım kulaklıkları ve hayatın gerçekliğine karışalım. Bunun için isterseniz bir de bireysel deney yapabilirsiniz. Mesela; her gün kullandığınız yoldan kulaklıkla geçiyorsanız, daha doğrusu hiç tepkisiz geçiyorsanız; bir gün farklılık yapın ve tanıdığınız tanımadığınız tüm yolda duranlara Selam Aleyküm deyip yürüyün. Akşam dönüşte tekrar aynı yolda ve aynı şekilde selam verip geçin. Eve vardığınız vakit bir düşünün, insanların sabahki tepkileri, selam alma şekilleri nasıldı diye ve bunu birkaç gün tekrar edin. İnsanların tepkileri eğer daha samimi olduysa bir gün sadece göz teması yakalayıp selam vermeden ve yüzlerine bakmadan geçip gidin; ama giderken insanların yüz ifadelerine mutlaka bakın. O vakit aradaki etkileşimi mutlaka fark edeceksiniz.

 

 

Ne zaman Adam Oluruz ?

 

Ne zaman ki insanlara etiketleri için değil de insan oldukları için değer vermeye başlarsak.

 

yatos

Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
Adıyaman'da 2017 Yılında 25 Bin 222 Kişi Uçtu
Adıyaman'da 2017 Yılında 25 Bin 222 Kişi Uçtu
Vali Kalkancı’dan Hakkâri Gazisine Ziyaret
Vali Kalkancı’dan Hakkâri Gazisine Ziyaret