Advert
Tükenmişlik ve Sevgi
Yatos

Tükenmişlik ve Sevgi

 

İlk duyduğumuzda güler, eğlenir ve geçeriz “Böyle bir manyaklık olur mu?” deriz. Ne demek "Tükenmişlik Sendromu" diye. Böyle bir şeyin varlığına inanmadığımız gibi tıbbi teşhisler koyup yol gösterici olmaya başlar; psikolojiktir geçer diyerek tedavi yöntemleri dahi sıralamaya başlarız. Oysaki yaşanmadan bilinmeyen bu tükenmişlik, herkesin başına ansızın gelebilecek, hatta ileri seviyelere geldiğinde insanı hayattan bile koparabilecek kadar tehlikeli bir hâl alabilir. 
Hayatın her evresinde her insanda olabilecek "tükenmişlik, bıkmışlık" gibi hissiyat duygusu bütün bir yaşamın sonucu olduğu gibi yaşadığınız o anın vermiş olduğu "yalnızlık" duygusunun da ortaya çıkmasıyla üst seviyelere çıkıp tedavisi daha zor olacaktır. Büyüklerin bizlere öğütlerinde söylediği bizlerin yanlış yorumladığı "Hızlı yaşa, genç öl!" sözünün gerçekliğiyle karşı karşıya kalıp yaşarken ölmeyi tadacaksınızdır. 
Her şeyi zamanından önce yaşamanın haklı gururunu göğsünüz kabararak anlatacak, çocukken genç olmayı, gençken olgunluğu ve tabii ki olgunluk evresinde yaşlılığı değil de yine gençlik hevesi kaplasa da içinizi, yaşanabilecek bir hayat hevesiniz içinizde kalmadığı gibi yaşlandığınızı da bir türlü kabullenmeyeceksiniz. Çünkü yaşanılacak her şeyi bir adım önde yaşadığınız için hayat size tat vermeyecektir artık. İnsanlara olan güveniniz gibi her şeyin yapay ve geçiciliğine inanacak ama iş işten geçmiş olacaktır... 
Kalabalık geçen yarı ömrünüze rağmen hızlı yaşam tarzınız insanlar konusunda daha seçici olmanıza, en güvendiklerinizin ihanetlerinden dolayı insanlardan hep iki adım geride durarak güvenmenin dünyadaki en zor şey olduğunu öğreneceksiniz... Sırtınızı yaslayacak enlerinizin sayısı birkaç olurken yeni ihanetleri kabul edemeyecek kadar yaralarla dolu; sırtınız her an temkinli olmanız gerektiğini hatırlatacak size, “o” dediklerinize karşı bile...
Hayatın bizlere sunduğu tüm güzellikleri hep beraber vakitlice kullanmak her şeyi zamanında yaşamak varken bir çırpıda tüketmenin verdiği büyük boşluğu yaşarken daha iyi anlarız; yalnızlığımızın aslında yapayalnızlık olduğunu. Hızlı yaşanmış erken tüketilmiş hayatımızda eleye eleye birkaç kapımız olduğunu sevgilimizin en iyi/kötü günümüzde yanımızda olacağı inancını yaşarken, asıl hayal kırıklığını orada yaşarız. Tükenmişliğimizin vermiş olduğu çaresizlik, hayata karşı büyük boşluklarla dolan iç dünyamız, kafamızın artık gövdemize ağır geldiği aklımızın bulanmış odaklanma yetimizi yitirmişken en sevdiklerimizin ellerimizden tutmak yerine başka elleri göstermesi asıl tükenmişlikle beraber bir "hiç"lik duygusuyla tam bir çıkmaza itmesiyle sizi tedavisi imkansız bir yola sürüklemiş olur. Bunları önceden görememenin acısı yüreğinizin de sırtınız gibi ihanet yaraları ile doldurulmasına neden olduğunu fark etseniz de artık geçmiş ve sizi yıkmış olacaktır...
Konuşmaya anlatmaya belki de sevdiğinize, içinizdeki tükenmişlik, bıkkınlık, boş vermişlikleri anlatırken farkında olmadan onu da gereceksiniz. O sizi dinleyip anlayıp sakinleştirmek çözüm yoluna götürmek yerine gerginliğinizden bıkıp sakinleşmeniz için başka kapılara yönlendirdiği zaman anlayacaksınız; senaryo kalabalıklardan oluşsa da başrolünüzde size yardımcı oyuncular figüranlar eşlik edecek gibi yazılmış olsa da, hayatın tek kişilik bir oyun olduğunu bir kez daha fark edeceksiniz. Ama gecikmiş olacaksınız... İçinizdeki tüm insanlara karşı iyimser güven ve sevgi duygularını bir bir yitirecek, bir daha insanlara yaklaşmamayı onlarla yakın ilişki kurmamayı öğreneceksiniz. 
Tükenmişlik, hızlı yaşamın vermiş olduğu tat alamama, doyuma ulaşmış hissi vermesi değil de nedir?
Tükendiğini düşündüğünüz, normal davranışları dışında size karşı daha sert ve ketum tavırlar alan sevdiklerinizi boş bırakmayın; yalnızlıklarını yapayalnızlığa çevirmeyin. Onlar size karşı acık ve net oluyorlarsa gidecek başka kapılarının olmadığını anlayıp varlığınızla, sevginizle, sabrınızla çözüm yoluna götürüp başka kapılara yönlendirmeyiniz. Tükenen insan ancak ve ancak EN sevdikleriyle tedavi olurlar...

Sevdiklerinizle yaşamanız dileğiyle...

 

Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
Gümüşdere Islah Projesi Çalışmaları Devam Ediyor
Gümüşdere Islah Projesi Çalışmaları Devam Ediyor
Gazi Akbudak: “Biz Değil, O Şerefsizler Korksun”
Gazi Akbudak: “Biz Değil, O Şerefsizler Korksun”