eskisehir escort istanbul escort
Ben Adıyaman’ım
Yakup Tosun

Ben Adıyaman’ım

Bu içerik 1762 kez okundu.

Ben Adıyaman’ım!

Yalnız ve sahipsiz bir diyarım,

Herkesin toprağında gözü olan.

Büyükşehirler arasına sıkışmış küçük görünen bir şehirim,

İçten içe yalnızlığıyla büyüyen.

Tüm insanların imrendiği insanlığıma karşılık,

Kendi insanının insanlığından mahrum kalanım.

 

Ben Adıyaman’ım.

Açık görünen tüm kapılar üzerime kapanmış,

Kendimi içime hapsetmişim.

Hey!

Büyükşehir olan komşularım bana da büyümeyi öğretsenize.

 

Ben Adıyaman’ım!

Şehir olarak anılan; ama kendi içine sıkışmış bir diyarım.

Siyaset ve politika benim için bir şey ifade etmiyor artık,

Bir tek kişinin iki dudağı arasında sıkışıp kalmışım çünkü. 

Hep sonlarda kalmışım, başlarda gösterilenlerin yalanlarından dolayı.

Yıllardır dilde kalan tren yolu gibiyim,

Gölbaşı’ndan bir türlü Adıyaman’a gelemeyen rayların hayalindeyim.

 

Ben Adıyaman’ım!

Yağmuru seven ama yağınca isyan edenim.

En güzel güneş bende doğar; ama aydınlık günler görmeyenim.

Ay hep gecemi aydınlatır,

Rüzgârım kuzeyden eser; ama serttir

Savurur beni karanlık sokaklarımda.

İçmeden sarhoş olan âşıklar gibiyim

Perişan, yalnız her an hüzün kusan...

Atalarımdan yadigâr bana sahipsizliğim,

Yaşayarak daha da çok fark ettim kimsesizliğimi...

 

Ben Adıyaman’ım!

Mevsimler akıp gider; ama ben hep kış yaşarım.

Kuşlar gökyüzümden hiç eksik olmaz,

Rengarenktir hepsi takla ata ata uçarlar,

Sahibinim diyenler gibi.

İnsanlarımı severim; ama çocuklarımızı daha bir başka severim.

Toprak sokaklarda büyüyen, yokluk içinde her an sevgiye hasret çocukları,

Sevginin yalan olduğunu öğrendikleri vakte kadar severim...

 

Ben Adıyaman’ım!

Savaşmadan Müslüman olmuş ilk şehirim.

Herkesin hayran olduğu Nemrut’u tanımam,

Topraklarımdan dünyaya seslense de.

Güler yüzlü dua eden çocuklarım var,

Allaha şükrederler her şeye rağmen çünkü.

Yukarıdan aşağıya, sağdan sola bir bulmacayım,

Sorularıma cevap bulamayan sahibinim diyenlerce.

Avaz avaz türküler söylerim harfane gecelerimde,

Şiirlerle isyanımı haykırırım sokaklarımda.

Nemrut’u silerim akıl dünyamda,

Sahabe Safvan b. Muattalı anarım her vakit akıl ve yürek dünyamda.

 

Ben Adıyaman’ım!

Kimsesiz sokaklarımda kaldırımlarla sohbet edenim.

Kendi kendime kahkahalarla gülerim.

Tahta telefon direklerimi tekmelerim,

Kapkara yamalı asfaltlara kendimi gömerek,

Çıkmaz sokaklarımda gezerim, labirent misali kendi benliğimi ararım.

Sonra, sonra tüm mutlu düşlerimle göl olmuş çukurlarla dolu yollara düşüp kendime gelirim.

 

Ben Adıyaman’ım!

Çayım kaçak ve şekersizdir.

Tütünüm dünyaya nam salmış sarmalıktır

Üst üste yakarım.

Para nedir bilmem; ama hep en zenginlerle yaşarım.

Çalışmayı severim.

Çalışırken annemi anarım.

Alnımın teri akar görünse de gözyaşımdır hep.

Babamın çaresizliğine, annemin yokluğuna ağlarım.

Nenemin yokluk hikâyelerini,

Annemin şükürlerle ettiği zikirlerini tekrar ederim.

Doğduğumdan bu yana âşık olduğumu,

Kardeşlerimle sırayla giydiğimiz okul önlüğümüzü hatırlarım.

Sonra babamı düşünürüm.

Vardiyaları çakıştığı zaman günlerce görmediğim vakitlerde,

Sessizce geceleyin bizleri izlediğini anlatan annemin boğuk sesini duyarım.

Mutlu rüyalar görürüm, 

Uyandığımda hatırlamadığım,

Karanlık dünyamda.

 

Ben Adıyaman’ım!

Güzel yaşam nedir, bilmem.

Gözlerinde umudu alınmış köylüyüm,

Yürekleri acı ile doldurulmuş.

Kimseye düşman olmadım bu yüzden, kimseye de dost diyemedim.

Ben, yabancılaştım bana,

Söyleyemediğim doğrularım var kendime.

Her gece ayrı bir ıssız sokakta,

Atatürk heykeli civarında,

Kalenin hemen yamacında,

Çıkmaz sokaklarda,

Tüm doğrularımı kendi ellerimle darağacına çıkaranım.

 

Ben Adıyaman’ım!

Kendime dahi ait olamayan,

Karadağ’a sırtımı vermişim.

Merkezime kadar gelmiş baraj gölüyüm.

Her gece sokaklarda volta atan,

İşsiz gençlerim.

 

Ben Adıyaman’ım!

Sınırları çizilmiş gibi görünen bir şehirim ama bir tek harita üzerinde bilinen.

Yolu olmayan gergerim, sınırı Fırat olan.

Köy gibi kalmış sinciğim, herkesin sahip çıktığı zannedilen.

Merkeze mahalle görünen kahtayım siyasetin, ağaların esaretinden kurtulamayan.

Adıyamanlıyım diyemeyen besniyim, Antep’e kendini yamayan.

Şehirleri birbirine bağlayan Gölbaşı’yım kendini şehir ilan eden. 

Malatya’nın sahip çıktığı Çelikhan’ım, yüzen adaları olan.

Topraklarını baraja kaptıran; ama nimetini Urfa’ya yediren Samsat’ım.

Her kaybedişe rağmen hala ayakta, sınır çizgisi komşu şehirlere verilmiş tabela üzerinde bir şehirim.

 

Ben Adıyaman’ım!

Tüm iyi niyetleri hüsrana uğramış,

Fahişler gibi sevgi sözcükleri ile duyguları oynanmış,

Yine de tatlı bir söze kanan, kandıkça kanayanım.

Mutlu görünüp mutluluğa hasret kalanım.

Huzuru dilden dile dolanan; ama huzuru bulamayanım.

Barış, şehrimin sembolü; ama bel altı kavganın merkeziyim.

Suskunluğum, pimi çekilmiş bomba gibi,

Bir türlü patlayamayan.

 

Ben Adıyaman’ım!

Unutulmuş bir şehirim.

Komik başlayan; ama trajedi ile biten bir filmim.

Kan kustursalar da, yine de gülerim.

Caddeleri asfalt olsa da, sokakları toprak olan şehirim.

Yağmurlu günlerde asfaltta gökkuşağını izleyen,

Toprak sokaklarda çamurdan ev yapan, koca hayalleri olan çocuğum.

 

Ben Adıyaman’ım!

Efkârlı gençlerin dağ başlarında şarkılar eşliğinde eğlencesiyim.

Geceyi aşk acısı ile alev alev yakan divanesiyim.

Sabahı mutlulukla bekleyen müezzinim.

Namaz sonrası huzurla kahve içen dedeyim.

 

Ben Adıyaman’ım!

Herkesin bildiği; ama umursamadığı,

Dilde huzur şehri,

Yürekte olmayanım.

Karadağ adında yemyeşil ormanım.

Bereketli toprakları olan ovayım.

Kar çok yağmazsa da sert rüzgârlarla üşüyen,

Yazın güneşiyle kavrulanım.

Her şeye rağmen yeryüzünde cennetten bir köşeyim.

 

Ben Adıyaman’ım!

Mutluluk çok görülse de, 

Umudunu yitirmeyenim.

Her akşamın sonunda hayalleri yıkılsa da,

Yeni güne umut yeşertenim.

Tüm ihanetlere rağmen misafirperverim.

Gelene bağrımı açar,

Gidene “Eyvallah!” derim.

Tüm yalan vaatlere inanır gibi görünsem de,

İhaneti bildiğim halde, yine de kucak açanım.

 

Ben Adıyaman’ım!

Ne vazgeçilenim,

Nede sahiplenilenim.

Kimseden bir şey beklemezsem de,

Herkese huzur verenim.

Ben Adıyaman’ım!

Yaman şehirim insanı gibi,

Hem huzurun şehriyim,

Hem de barışın sembolüyüm...

Ben Adıyaman’ım!

Ben Adıyaman’ım!

yatos

Şiirin sesli hali için

Video için: http://youtu.be/NN1DS7VFrdk

Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
Mahalle, Adını
Mahalle, Adını "Musalla" Taşından Alıyor
Adıyaman Esnafı Yeşilay Elçisi Olacak
Adıyaman Esnafı Yeşilay Elçisi Olacak