Advert
Afife ve Sanat Aşkı
Irmak Büyükşahin

Afife ve Sanat Aşkı

Bu içerik 353 kez okundu.

Yaşamın en güzel yanları vurmuş gibiydi hem yüzüne hem kişiliğine.
Büyük bir devrimdi onunki.
Kadıköylü olan afife on altı yaşında istanbulda kız sanayi merkezinde okumaktaydı. Fakat tüm benliği bambaşka hayalerde can buluyordu. Aile ve toplumun diretilmesi üzerine devam ettiği okul onun gözünde sadece bir dayatmaydı. 
Tiyatro onun için dünyanın en güzel şiiri,
Tüm yaşam enerjisi ve tek dileğiydi.
O zamanlar diretilen kurallar özellikle kadınları kapanan kapıların ardına koyuyordu. 
Ve afife bir başkaldırı göstermişti.
Ailesi ortahaliydi. Afife günden güne tutkusu artıyor. Ve sınavlara girmek istiyor.
Darülbedayı bir sınav açıyor ve büyük bir heyecanla girip kazanıyor. Ailesine söylediğinde ise babası sert bir tavırla
"Benim afife diye bir kızım yok"diyor. Bunun üzerine afife "ben zaten sahnede jale ismini kullanıyorum" demesiyle işler karışıyor. 
Asıl şimdi ne yapacağını bilmeden girdiği bu yolda tek hedefi sahneydi. Ama aileyle iş çözülmüyordu. Yasaktı bir müslüman kadının sahne alması herşeye rağmen darülbedayi'de stajer oluyor. Sahne almamasına rağmen tüm replikleri ezbere biliyor. O ortamla vakit geçirdikçe doyumsuzluğu çoğalıyor. Katlanılmaz bir hal alıyor bu durum. 
Bir gün "yamalar" isimli oyunun başrol oyuncusunun paris'e gitmesi gerekiyor. Ve set için başrol arayışı başlıyor. Afife hayallerini süsleyen sahnesine kavuşuyor. Afife yani jale artık çok konuşulan bir yetenek olmaya başlıyor. Ama başı zaptiyerler yüzünden hep sıkışıyor. Makine dairesi onun kurtuluşu oluyor. Tiyatroyu basıp afife'yi arıyorlar müslüman bir kadının sahne almasının yasak olduğunu dile getiriyorlar.
"Odalık" adlı üçüncü piyesinde kayışlar kopuyor. Zaptiyerlerden kaçamıyor bu sefer ve baya hırpalanıyor. Ücretli görevine son veriliyor. Şimdi ise onun için zor günler başlamış oluyor. Bu kadar olmamalıydı, hayallerinin bedeli. Kuşdili çayırına yolu düşer afifenin, orada aşk denen samarşık çoktan dolanmıştır kalbine, selahattin pınar onun ruhunun sahibi olur. Yirmi beş yaşlarında evlenir fatihe taşınırlar. 
Selahatin pınar bir müzisyendir şu sözleriyle afife'yi anlatır "bir bahar akşamı rastladım size" 
Onların hayatları hayalleri yüzünden eskitilmişlerdir. Ve bu onlar için sancılı zamanlar olmaya başlamıştır.
Bir süre sonra aşkı kurduğu düzen arka planda kalır. Sahne aşkı ve özlemi düzenini altüst eder. Sinir sistemi zayıf olan afife'nin baş ağrıları başlar. Doktor yolu gözükür ve tedaviyle hayatının sonu geleceğini bilmeksizin morfin kullanmaya başlar. Bagımlılık yapan morfin selahatin pınar ile de arasına giriyor. Ne kadar karısını durdurmaya çalışsada gizli gizli morfin kullanırken görüyor. Ve aşkı için morfin başlangıcı bile yapıyor. Afife bunu kaldıramayarak "terk et beni, yoksa sende mahfolacaksın" demesiyle altı ay sonra boşanıyorlar. Elinde sevdiği hiçbirşey kalmıyor afife'nin,sefillik de kaçınılmaz oluyor. 
Aş evlerinde karnını doyuruyor ve parklarda yatıyor. Sefalet onu ağırlıyor kimsesiz diyarında.
Selahattin ise başkasıyla birlikte olup hayatını düzeltmek istiyor. Ve besteleri "nerden sevdim o zalim kadını "diye değişiyor. 
Çaresizlik heryerdeydi.
Afife bakırköy ruh ve sinir hastalıkları hastanesinde son yıllarını geçirirken otuz dokuz yaşında vefat ediyor. Selahattin ise kendini ölüme bırakıyor. Son rakı sofrası olduğunu bile bile kendi sağlığı için iyi olmadığını bile bile içiyor. Ve kalp kirizi geçirip vefat ediyor. 
Afife bir toplum sorunudur bugün de birçok kısıtlamar yüzünden birçok hayat mahfedilip katlediliyor. Sonu çaresizlik olmadan baş kaldırı olmalıydı.

 
 
 
Yaşamak
Hayatı yaşamak ve gerçekten hissetmek,
Yarınlara umutla bakmak gerek bu hapsolmuş gezegende çünkü insan anlamak, anlaşılmak, değer görmek ve hissetmek ister.
İnsan hayatını belli amaçlar için yaşar.
Oldurmak istediği bir çok işlev vardır.
İddallerine ulaştıkça doyumsuzluğu çoğalır ve hep daha fazla ister.
Gerçek yaşam neydi hiçbir zaman çözemedim. Çünkü anlamak için tecrübe edinmek, hata yapmak gerekiyormuş bazen, tüm doğrularını tüm hatalarını bir kenara bırak şimdi ve gerçekten varoluş amacını sorgula çünkü yitip giden günlerin seni ele geçirmene izin vermemelisin. Yapacaklarını,çabalayacağını ve kazanacağını düşün,tabiki bunlardan ibaret değil ama başlama noktası bu olmalı. Bu yolda insan tanımak çok önemli çünkü hayat birazda insanlar anılar biriktirmektir. Her insan birer dünya birer karanlık da olabilir. Her hissin köklü bir kişiliği de olabilir. Hislerin sende yaratacağı etkileri bilemezsin bu yüzden,hayatını düzene sokmakla, kalıba sokmanın farkı anlaşılmalı çünkü kalıba koymakla hislerin ve bilinçin altüst olabilir.
Hayat denen sarmaşık dolaşmışken boynumuza kendi ellerimizle sıkmak yerine, sarmaşıkla bir olup çiçek verme gibi bir nimetti kaçırmamalı insan.
Aslında her yitip giden hayal kırıklığın duyguların bir inthardı. Ve aslında en büyük kayıplar kafanda öldürdüklerinde gerçekleşirdi. 
Ama bir yas olmazdı. Sesiz sedasız bir ölüm gerçekleşirdi.
türkçe altyazılı porno altyazılı porno türkçe altyazılı porno altyazılı porno Hikayelerin sonunu merak edilmemeli çünkü gerçek hikayelerin sonu olmazdı. Bu yüzden en son geleceğiniz duraktan çok her gidişin, her yeni günün,her yeni saattin tatını doyasıyla çıkarmalı gerçek bir hikaye olamalı yaşamınız.
"Hayat ön provası yapılmamış bir tiyatro göstergesidir.
Bu alkış olmayan tiyatronun perdesi kapanmadan;
Gülün, şarkı söyleyin,dans edin,aşık olun.
Hayatınızın her anını değerlendirin..."
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
Ünlü Şeflerden Harran Gastronomi Merkezi Ve Gözlem Evine Tam Not
Ünlü Şeflerden Harran Gastronomi Merkezi Ve Gözlem Evine Tam Not
Malatya Kuru Kayısı Lisanslı Depoculuk Ve Borsasının Temeli Atıldı
Malatya Kuru Kayısı Lisanslı Depoculuk Ve Borsasının Temeli Atıldı