Advert
Uygar Dünya Böyle İstiyor
Kadir Dağhan

Uygar Dünya Böyle İstiyor

Bu içerik 220 kez okundu.

Bir önceki yazımda barışları konuşalım artık anlamında dileklerde bulunmuştum.
Dilek olduğu için dikkate alınır veya alınmaz ya da dilek sadece sahibini bağlar anlamında muhatap bulamayabilir.
Ne yazık ki barışları konuşamıyoruz. Varsa yoksa savaş. 
Savaşlarda kim kazanır, kim kârlı çıkar, kim kaybeder, kim ölür önemi kalmıyor.
Birileri savaş kararı alıyor ve başta emekçiler, yoksullar, hiçbir çıkarı olmayanlar ölüyor.
Ancak bu durum sadece günümüze mahsus değil. İnsanlığın tarihi kadar eskidir.
Söz gelimi Avrupalı uygar beyaz adam, dünyanın en ücra köşelerine medeniyet götürmeyi ve vahşi insanları ehlileştirmeyi kendisine görev bilmişti.
Bu kutsal bildiği görev için eline aldığı kutsal kitabı ve ölümcül silahlarıyla Afrika’dan Asya’ya, Avustralya’dan Amerika’ya kadar dünyanın dört bir yanına seferler yaptı.
Sözüm ona çok inançlı, çok insani ve çok medeniydiler. 
Kendilerini Tanrının yeryüzündeki elçileri olarak görüyorlardı.
Vahşilere tanrıyı tanıtmak ve o tanrıya kul edilmesini sağlamak gibi özel bir misyonları vardı. 
Sayıları fazla değildi ama çok örgütlüydüler
Bu görevi onlara kimin verdiğinin ya da kimin onlardan böyle bir talepte bulunduğunun önemi yoktu.
Önemli olan görevdi ve kutsal beyaz adam görevine ve tanrısına çok bağlıydı.
Zaten gittikleri her yerde bu görev aşkına ne gerekiyorsa yapmaktan çekinmediler.
Katlettiler, yaktılar, yıktılar, yağmaladılar, yok ettiler. 
Ormanları betonlara boğdu, suları, toprakları kirlettiler.
Ne yeşil kaldı ne mavi.
Milyonlarca insanı huzur içinde yaşatmak ve medeniyet ile tanıştırmak adına öldürmekten çekinmediler. 
Öldüremediklerini kendilerine cariye, köle yaptılar. 
Sınırsız zengin oldular. Zengin oldukça da öldürmekten, yok etmekten vazgeçmediler.
Hala öldürüyor, hala yok ediyorlar.
Daha fazla öldürmek, daha fazla yok etmek için yeni silah ve yöntemler geliştirdiler
Yazdıkları kitaplar da yaptıklarından gururla bahsettiler.
Heykelleri dikildi, kahramanlıkları dilden dile dolaştı.
Gururlu ve imanlı beyaz adam çok mutlu olmalı ki ayak bastığı her toprak parçasında daha büyük bir aşkla görevine devam etti. 
Hala da ediyor. Nerede veya kime olduğunun da hiç önemi olmuyor. 
İster Amerika’da olur, İster Afrika, ister Ortadoğu. Hiç fark etmez. Görev görevdir.
Bu yüzden dünya hala yanıyor. Bu günlerde yine savaş naraları atılıyor. 
Yine ölenler ve kazanacak olanlar değişmeyecek.
Eğer gündemleri değiştirmek amaçlı ve danışıklı değilse dünyayı yeni yıkımlar bekliyor.
Barışları konuşamıyorsak savaşları konuşmak kaçınılmaz oluyor.
Uygar dünya böyle istiyor çünkü.

 

Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
'Kanserle Mücadelede Elimizde Neler Var', Konulu Konferans
'Kanserle Mücadelede Elimizde Neler Var', Konulu Konferans
Vali Erin, Suriye’de Yürütülen Çalışmaları Değerlendirdi
Vali Erin, Suriye’de Yürütülen Çalışmaları Değerlendirdi