Advert
Özgür Oğuz
Özgür Oğuz
Giriş Tarihi : 15-11-2020 21:11
Güncelleme : 15-11-2020 21:33

Bir Orkestra Şefi'nin Portresi ''ARTUN HOİNİC'' röportaj

Değerli okurlarım,bugün sizin için dünyaca tanınmış bir orkestra şefi ve bestecinin oğlu olan,ailenin 3.kuşak sanatçılarından Artun Hoinic'le söyleştik.

 Merhaba sayın Artun Hoinic,sizi bizler tanıyoruz ama tanımayan ve yeni tanıyacak olan okurlarımız için klasikleşen bir giriş sorusuyla başlayalım;

Artun Hoinic kimdir?

     1985 yılında Ankarada doğdum. Bilkentin lise kısmında piyano bölümünü bitirdikten sonra, aynı okulun müzik ve sahne sanatları fakültesinde 2007 yılında kompozisyon lisansımı aldım. Hemen ardından Moskova Çaykovski Devlet konservatuvarında orkestra şefliği okudum. Bu okuldan da 2013 yılında mezun oldum. Bu süreç içinde profesyonel kariyerime başladım. Bir yandan da ulusal ve uluslararası şeflik ve bestecilik yarışmalarında dereceler elde ettim.

Sanat'a ilginiz ilk ne zaman başladı? İlk çaldığınız yada söylediğiniz şarkıyı,eseri hatirliyormusunuz? Adı nedir?

     Üçüncü kuşak müzisyen bir aileden geliyorum. Dolayısıyla doğal olarak müzik ve sanat'ın her zaman içindeydim. Küçük yaşlardan itibaren opera – bale ve konserle giderek büyüdüm. Evde de her zaman müzik vardı. İlk çaldığım parçayı inanın hatırlamıyorum. Ancak kulaktan pek çok sevdiğim eserleri çıkartıyordum, doğaçlamalar yapıyordum.

Orkestra şefi olma yolunda ilerlerken sizi etkileyen faktörler nelerdi? Örnek aldığınız kişi kimdi ve neden?

     *Babam orkestra şefi ve besteci olduğu için onu sahnede çok izliyordum, halen de izlemeye devam ediyorum. O zamandan beri ben de aynı mesleği yapmak istedim. Tabii ki ilk yol göstericim de babam oldu. Bugün bile beraber eserler inceleriz ve müzik üzerine derin konuşmalar yaparız. Sanırım en büyük faktör bu olsa gerek. Elbette daha sonra çalıştığım hocalar da beni çok etkilediler. Özellikle Moskova'daki hocam ve çağımızın en büyük **maestroların'dan Gennady Rozhdestvensky bu meslekte bana olağanüstü yollar gösterdi.

Yönettiğiniz ilk eser ve orkestra hangisiydi? Severek yönettiğiniz hangisi?

     Onsekiz yaşımda Başkent Oda Orkestrası ile orkestra şefi olarak ilk konserimi verdim. Mozart'ın 29 numaralı La Majör senfonisini çalışmıştık. O günden bu güne Türkiyedeki hemen hemen bütün orkestralar ile çalıştım ve çalışmaya devam ediyorum. Hepsiyle çalışmak ayrı bir zevk veriyor. Eserler açısından en sevdiğim besteci ya da eser adı vermem imkansız. Neticede hepsi ayrı birer dünya. Ama her ne yönetirsem yöneteyim esas nokta o besteciyi ve karşınızdaki orkestra'nın dinamiklerini en iyi şekilde anlamaktır.

Egitiminiz,mesleki birikiminiz ve deneyimleriniz ışığında mesleki anlamda olmanız gereken yerdemisiniz? Neden?

     Mesleki olarak bakacak olursak bu işin sonu olmadığı için bence kimse olması gereken noktada değildir. Müzisyenin yolu mükemmeliği aramaktır. Ancak oraya ulaşmak imkansız olduğundan, her zaman bir şeyler mutlaka eksik kalacaktır. Bu işin güzelliği de esasen tam da buradadır. Bir eseri 10 kere yönetirsiniz ama 11. kez yoruma daha ne katabilirim diye düşünürsünüz.

Orkestra şefi olmak isteyenlere tavsiyeleriniz nelerdir?

     Orkestra şefliği kompleks bir müzisyenlik gerektirir. Dünyanın en önemli konservatuarlarında kontenjanı az ve yükümlülüğü ağır bir bölümdür. Son derece ciddi bir alt yapıya sahip olmak gerekir. Özellikle piyano çalmak, kulak eğitimi, orkestrasyon, armoni ve kontrpuan gibi alanlarda en üst seviyelerde çalışmalar yapmak elzemdir. Neticede el sallamak başka, o eli hangi bilgilerle doldurduğunuz başkadır. Elbette bunun yanı sıra sosyoloji ve psikoloji gibi konulara da ilgi duymak faydalı olacaktır. Ama hepsinden daha da önemlisi ***egosantrik bir yaklaşım yerine müziğe samimiyet ile yaklaşmak gerekir.

Son olarak neler söylemek istersiniz?

     Ülkemizde Avrupaya göre klasik müzik kültürü daha geç başlamıştır. Ancak Türkiye olağanüstü potansiyele sahip bir ülkedir ve bu konularda hala gençliğini yaşamaktadır. Bu bağlamda kültürümüzü ve sanatımızı ileriye taşımalıyız. Bestecilerimizi eserler yazma hususunda teşvik etmeliyiz. Daha fazla sanat kurumlarının açılması ve bu kurumlara en iyi şartların sağlanması, en büyük temennim. Genç ve işini severek yapan tüm genç arkadaşlara da kolaylıklar dilerim.

     Size de röpotajınız için ayrıca teşekkürlerimi sunarım. 

Çok keyifli bir söyleşi oldu çok teşekkür ediyorum sayın Artun Hoinic,sanat yaşamınızda başarılı ve sağlıklı yarınlar diliyorum...

 

 

*Babam (Bujor Hoinic Besteci ve Orkestra Şefi)

**Maestro (Orkestra yöneten kişi)

***Egosantrik (ben merkezci,herşey benim istediğim gibi olsun davranışları sergileyen kişi)

yamanoguz0233@gmail.com

@
NAMAZ VAKİTLERİ
HAVA DURUMU
Gazete Manşetleri
Yol Durumu
E-GAZETE
Gölbaşı’nda Cumhuriyet Bayramı Coşkuyla Kutlandı
GÜNÜN KARİKATÜRÜ
Gölbaşı MYO öğrencilerinden çevre temizliği
E-Bülten Kayıt
ARŞİV ARAMA