Advert
Hikmet Kızıl
Hikmet Kızıl
Giriş Tarihi : 02-12-2020 14:56

OBLOMOVCULUK VE İSLAM !

Rus yazar İvan Gonçarov yıllar önce  yazdığı Oblomov adlı eserle insanlığı etkileyen bir gerçeğin altın çizmiştir:

Tembellik hastalığı olarak da bilinen “Oblomov”, yazarın ele aldığı kitabın baş kahramanıdır ve en büyük özelliği tembelliğidir.

Maalesef bu tembellik bugün İslam coğrafyasına kök salmış durumda…

“Atalet” kelime anlamı olarak eylemsizlik, hareketsizliği ifade eder.

Fizik biliminde ise bir maddenin herhangi bir dış etken olmadan harekete geçmemesidir.

İnsanlar için atalet kelimesini tanımlarsak; hareketsizlik yani eylemsizlik sonucu oluşan tembellik ve uyuşukluk halidir.

 

Peygamber Efendimiz’den bugüne kadar insanlık adına çok ciddi bozulmalar olmuştur.

Bu bozulmaların İslam Coğrafyası açısından en önemli hususu; İslam’ı anlama ve algılamada da kendini göstermiştir.

Sırf ahirete yönelik bir İslam anlayışı yoktur.

Bu dünyada yaşayan insanoğlunun dünyayı bırakması dünya için çalışmaması; imtihan denen tüm sırları ve insanın yaşam mücadelesini önemsizleştirmektir.

Müslümanlar bozulmuş algı ayarları ile kabullenmişliğin acı günlerini yaşamaktadır.

Yüzyıllardır dünyayı önemsizleştirme düşüncesinin ahireti önemli kılmak adına olmasının sonucunda Müslümanlar güçsüzleşmiştir…

Nerede eksik kaldık, neleri yapmadık, neleri önemsemedik ve dünyanın gücünü elinde tutanlara neden mücadelesiz, iradesiz boyun eğdik sorulaırnın cevabı bu hakikate gizlidir.

 Halbuki en büyük güç bizde iken!

Allah bizimle değil miydi?

Hangi düşüncenin esiri olup da oturup bekledik.

Yanlış bir tasavvuf anlayışı ile insanları yetinmeye teşvik etmek, yoksulluğa razı etmek ve bunları sanki dinin olmazsa olmazları gibi göstermeye çalışmak bu düşünce ve algının en önemli ayaklarından biridir.

Sanki insanlar acılar içinde kıvranır ve buna sabır gösterirlerse cennete girecekler!

Fakirlik hiçbir Müslüman’ı cennetin kapısına ulaştıracak bir vasıta değildir.

Malımız çok olduğunda mutlaka günah işleyeceğiz, işlemek zorundayız gibi bir durum da söz konusu değildir.

Yoksul olursak günahlarımızdan arınacak, pir u pak olacak da değiliz.

 

Hatırlayın İslamın ilk zamanlarında dini ayakta tutan üç zengin vardı. Ve üçü de ilk Müslüman olanlardı.

Hz. Peygamber’in eşi Hatice Vâlidemiz,

Can yoldaşı Ebu Bekir Sıddık ve damadı, iki kızını nikâhladığı Osman bin Affan.

Zenginlik bir dava için en başından elzemdir, itici gücüdür.

Bugünün dünyasında buna ileri teknolojiyi ve medyayı ekleyebiliriz.

Hz. Peygamber devletin ilk yıllarından itibaren ekonomiyle alâkadar olmuș ve bu konudaki yasal hükümlerle bizzat ilgilenmiştir.

İnsanları çalışmaya, üretmeye teşvik etmiştir.

Rızık peşinde koşmayı emreden bir dindir dinimiz.

Dinimizde başkasına el açmamak, veren el olmak, sesini duyulur kılmak esastır.

Zenginlik, devletler ve toplumlar nazarında sesini duyulur kılmanın, karar mekanizmalarına dâhil olmanın yoludur.

Eski çağlardan beridir bu gerçeğin farkında olan Yahudiler, her yerde, her zaman ekonomi üzerine özenle titremişlerdir.

Politik güçleri de buradan gelmektedir. Zira, politikanın motoru, itici gücü paradır, zenginliktir, ekonomidir.

 

Artık oyalanmadan güzel bir program ve plan içerisinde geleceğe dair ayağı yere basan hayallerle oluşan ideallerimiz olmalıdır. Gerçekleşen bu idealler hiçbir mazeret ve engel tanımayan güçlü bir Müslüman’ın bu zamanda olması gereken duruşunu gösterir. Ayrıca bu duruş Allah’ın rıza-ı ilahiyesine samimiyetle ve muhabbetle koşmaktır.

Allah “Hayır işlerinde koşuşturun” demiyor mu? Allah kulunun kendisine yürüyerek değil daha hızlı bir şekilde gelmesini istiyor.

Ayak sürerek nasıl rıza-i ilâhîye talip olacağız?

Hakiki hedeflerimize koşuşturmanın heyecanı ile  mücadele elbisesini kuşanmalı; üzerimizdeki ataleti atma zamanı geldi artık…

Birlikten güç doğar ve şeytanın ve şeytani düşüncelerin amacı da bizleri parçalamak bir araya getirmemektir.

Müslümandaki tembelliğin faturası ağır, sonucu ise yorucu bir tutsaklığa dönüşmüştür.

Bugüne kadar esareti olduğumuz atalet zincirinin tüm halkalarını kırmak, İslam’ın getireceği adaleti ve mutluluğu tüm insanlara yaşatmak ümidi ile şimdi değil de ne zaman?

 

 

 

 

 

@
NAMAZ VAKİTLERİ
HAVA DURUMU
Gazete Manşetleri
Yol Durumu
E-GAZETE
Gölbaşı’nda Cumhuriyet Bayramı Coşkuyla Kutlandı
GÜNÜN KARİKATÜRÜ
Gölbaşı MYO öğrencilerinden çevre temizliği
E-Bülten Kayıt
ARŞİV ARAMA