Rukiye Duman Bilgiç
Rukiye Duman Bilgiç
Giriş Tarihi : 14-12-2020 23:09

Kıyam-Et

Nefsin Hira’sında olduğumuz çok muazzam, çok muntazam ve nadide günler yaşamaktayız. Son hız giden hayat arabamızı; rabbim bir çırpıda durdurdu pandemi vesilesiyle. Dünyanın frenine bastı yüceler yücesi…Şimdilerde herkes anlam arayışında”ne oluyor bize,bu nasıl bir haldir,ne zaman son bulacak,Allah’ım bundan sonra nasıl devam edecek” gibi tonlarca kaygı cümlesi… 

Peki neden “Nefsin Hira’sı”diyorum; çünkü Hira “tekâmülün “doğduğu yer demektir. Tüm yolların BİR’leştiği YOL… Efendimiz(a.s)’in iki yıllık Hira sonrası nübüvvetle şereflenişi...Hira’ya ilk kokusunu bırakan ayet neydi peki..?İKRA;OKU..! 

İçinde bulunduğun bu ahvâli Rabbinin adını başına ekleyerek OKU..!Gelen her iz,işaret rabbinden bir aydınlanmadır O rabbin ki HAKİM’dir ;hiç bir işi “öylesine,boşu boşuna”yapmaz.Başımıza gelen her olay ;bizi tamamlamak içindir.Bizdeki esmaların ortaya çıkışı içindir.Çünkü bizler biliyoruz ki;ne kadar yakınlık;o kadar aydınlık… 

Dünya ,Kabz ve Bast halini bir arada yaşarken ,içindekiler yani bizler de Zilzal’in bize inişiyle meşgulüz.Ne diyordu yüceler yücesi: 

“Yer yüzü kendine ait bir sarsıntıya uğratıldığı, içindekileri dışarıya çıkarıp attığı ve insan,”O’na ne oluyor “dediği zaman.(Zilzal suresi (1-3) 

Yer yüzü, insan bedenini temsil eder; gökyüzü ise ruhunu. Yeryüzü, aklı temsil ederken; gökyüzü kalbi… İşte âyetin anlattığı hâl üzereyiz şimdilerde. Bilincimizin altının üstüne geldiği ,içimizde şimşeklerin çaktığı,baş dönmelerinin vuku bulduğu,zamanlı- zamansız sigortalarımızın attığı kısa devre günleri… İlk defa gerçeğine vakıf olduğumuz eşlerimiz, çocuklarımız, öz benliğimiz, eksiğimiz, fazlamız hâsılı yüzleşmeye korkar olduğumuz bizi biz yapanlarımız… Ne çok uzakmışız kendimizden ve paralelinde; rabbimizden… Akışa kaptırmış giderken; ne çok uzakmışız insanlığımızdan…Allah’ın “gözbebeği” iken; ne çok beden libasına bürünüp uyumuşuz… 

“Mutü kable en temutü” yani “Ölmeden önce ölünüz.”der Rasûl-i Zîşan(a.s) efendimiz. Ölümü tatmadan evvel; nefsani tüm hisleri Allah yoluna kurban et ki; beden libasından arınasın ve daha burada inkişaf edesin de diğer âlemi kavrayabilesin. Beş duyuyla algıyı geç ki; boyutların açılsın ta ki;somuttan soyuta ulaşasın… Bedenini aşasın ki; bilince kavuşasın. 

Zaman normal seyrinde devam etseydi; kendimizle bu derece baş başa kalamazdık. Ev, iş, çocuk, arkadaşlık, evlatlık, dostluk, kardeşlik derken en çok da kendimizi ıskaladık. Rabbim şimdi bizi bize bağışladı. Dedi;al kafanı iki elinin arasına ve düşün: Neresindeyim kulluğun ve insanlığın..? 

Pandemi mektebinden, dershanesinden, hızlandırılmış programından en iyi şekilde mezun olmanın yolu “yoldaki işaretler”i dikkatlice OKU’maktan geçiyor… ONUR’lananlardan olmak DUA’sıyla… 

 

 

@
NAMAZ VAKİTLERİ
HAVA DURUMU
Gazete Manşetleri
Yol Durumu
E-GAZETE
Gölbaşı’nda Cumhuriyet Bayramı Coşkuyla Kutlandı
GÜNÜN KARİKATÜRÜ
Gölbaşı MYO öğrencilerinden çevre temizliği
E-Bülten Kayıt
ARŞİV ARAMA