Advert
Özgür Oğuz
Özgür Oğuz
Giriş Tarihi : 21-12-2020 21:19
Güncelleme : 21-12-2020 21:29

''Hayat Eşsiz Bir Orkestra Deneyimidir'' Mürüvvet ATAHAN

     Sizi tanımak büyük bir onur benim için, zaman geçtikçe bu duygumu çok daha güçlü hissediyorum. İnsan'ın gerçek bir ablası olsa ancak bu kadar içten ve yürekten sarılır kardeşine. Tanışmamızın üzerinden bir yıl geçti veya geçmedi, Adıyaman Filarmoni Orkestrası AFO'nun İstanbul Ataşehir Belediyesi Klasik Müzik Festivali konseri akşamıydı, provalarımız bitmiş kulis hareketli,sahne hazır. Konser saati yaklaşırken telefonumun sesiyle irkildim, çünkü yöneteceğim eserlere, orkestrama, salonun havasına odaklanmıştım diğer taraftan orkestramı ve ruh halini izliyordum.  Açtım  -Mürüvvet Atahan ; alo ablacığım merhaba, akşam için başarılar dilemek için aradım ve herşeyin çok güzel olacağına yürekten inanıyorum, konserin her saniyesinin tadını çıkar.... bu telefon beni öyle mutlu etti'ki, iyi'ki varsın ablacığım dedim telefonu kapatırken. Sahiden'de muhteşem bir konser olmuştu ve dinmeyen alkışlar için üç kez seyirciyi selam çıkmıştım,harikaydı.        

     İşte bu muhteşem ruh İDSO'dan (İstanbul Devlet Senfoni Orkestrası) emekli oldu. Emekli olur olmaz anılarını, gözlemlerini, deneyimlerini harika bir dille bizler için kaleme aldı bizlerde büyük bir keyifle okuduk.

''Orkestracı Olmak'' 

  1)  Değerli Mürüvvet Atahan bize kısaca kendinizden bahsedermisiniz?

     Bu ilk soru çok geniş kapsamlı. Kendimi nasıl tanıtmalıyım diye düşündüm önce. 15 Kasım 1953 te İstanbul'da doğdum. 1973 te şimdiki adı İstanbul Üniv. Devlet Konservatuvarı olan o zamanki adıyla İstanbul Belediye Konservatuvarı' nın yatılı bölümünden mezun oldum. Ve hemen bir sene önce kurulmuş, daha doğrusu İstanbul Şehir Orkestrası iken belediyeden devlete geçince  adı   İstanbul Devlet Senfoni Orkestrası (İDSO) olan bu nadide kurumun  sınavını kazanarak 2016 senesindeki emekliliğime kadar burada çalıştım.  

2) Kitabınızda 40 yıllık birikim ve deneyim bir cümleden hareketle şunu merak ediyorum, eminim harika anılar ve heyecanlar yaşamışsınızdır, okuyucularımız için birini anlatırmısınız?

       Bir değil binlerce anım var tabii. Bunların beni en etkileyenlerini kitabımda da yazmıştım zaten. Ama ille de biri dersen, orkestradaki  ilk senemde yaşadığım bir anımı anlatayım. Hoş, bu da var kitabımda.   Beethoven Senfonilerden birini çalıyoruz, hatırlamıyorum şimdi. Şefimiz de Gothold Efraim Lessing. Konser sırasında bazı aksilikler oldu. Yukarıdaki çay ocağından  gelen seslerden dolayı şef huzursuz. Birden bire durdurdu bizi. Yukarı haber yollattı. Masumiyetimizin en çaylak yılları! Konser bittikten sonra şef herkesi topladı. Almanca bilen iki üç büyüğümüzü yanına aldı ve başladı Almanca konuşmaya. Neler söylüyorsa artık, büyüklerimiz renkten renge giriyor. Tercüme bile edemiyorlar utançlarından. Şef yüzümüze bakınca söylediklerinin farklı tercüme edildiğini anladı. Ve kendi işini kendi görmeye karar verdi. Grup şeflerinin ellerinden tutup suratlarına bağırdı olanca gücüyle ''Bok, bok, bok''. O zaman hepimiz anladık tabii kısa yoldan ne demek istediğini!

3)Çalıştığınız orkestralar hangileri? Evim gibi dediğiniz orkestra hangisiydi ve neden?

      Bir tek ''evim'' var benim, İDSO'm. Ben orada şekillendim, orada ''ben'' oldum. Arkadaşlarım, konsertmaisterlerim, grup şeflerim ve gelen her şef benim öğretmenim oldu. Ben oraya aitim. Çok iyi bir öğrenci oldum, algıları daima açık, yapabileceğinin en iyisini yapmaya odaklı, anlaşılmaktan çok, anlamaya çalışan ve kendini bu şekilde  eğiten bir  öğrenci!    Gülden Turalı, Yusuf Güler Aksöz ve Özer Sezgin tarafından kurulan Akbank Oda Orkestrası ve Gürer Aykal tarafından kurulan, bir süre 2.keman grup şefliğini de yaptığım   İstanbul Borusan Filarmoni Orkestrası (BİFO)''çaldım'' diyebileceğim orkestralardır. BİFO bir anlamda bana ikinci bir ''ev'' oldu. Orada edindiğim deneyimlerim olgunluk çağıma denk geldiği  için tadı çok farklı.

 4)Biraz ortalık karışsın,tırnak içinde soruyorum  ''üzerine tanımam''  dediğiniz şef kimdir?

      Bak şimdi!  Sorduğun şu soruya bak Allah aşkına!  Mesleğin gereği sen de çok iyi bilirsin ki her şefin kendine özgü çok parlak olduğu yönler vardır. Hani döner mi, kebap mı, köfte mi daha güzel gibi bir şey bu. Hepsi güzel!  Ben orkestrayı, müziği tanımamı, öğrendiklerimin pek çoğunu Gürer Aykal'a borçluyum. O benim sınıf öğretmenim! Olgunluk çağındaki en büyük öğretmenim Aleksander Rahbari'dir.  45 sene içinde çok büyük şeflerle çaldık. Her şeften ayrı ayrı şeyler öğrendim. Kiminden neler yapmam gerektiğini, eksiklerimi, kiminden neleri yapmamam gerektiğini.  Her ikisi de  benim için aynı değerde. Bu arada, ''en iyi şef ölü şeftir'' gibi bir de espri yaparız aramızda. Ayıptır söylemesi,  bunlar da detaylı olarak kitabımda anlattığım konular...

  5)Daha önce tanışmış olsaydık kitapta bende olurmuydum ?

   Olacağını sen de çok iyi bildiğin için bu soruyu rahatlıkla soruyorsun değil mi? Evet kitabımda mutlaka olurdun, sen de ''Şefler'' bölümünde yerini alırdın. Çünkü işini seven, elinden gelenin daima en iyisini yapmaya çalışan, ''insanlara, insanlığa başka neler verebilirim'' e odaklı senin gibi biri benim kitabıma onur verir. Neredeyse haritada yerini bile bilmediğimiz o güzelim Adıyaman' a kattıklarını nasıl görmezden gelebilirim ki! Tırnaklarınla kazıyorsun hayatı, yoktan var ediyorsun, müzik için, o güzelim şehir için en ufak bir ışığı bile değerlendirmeyi kendine görev bilmişsin. Bizler hiçbir eksiği olmayan, tepsi içinde bize sunulan yolu taşsız  hayatlarda  yürüdük rahatça.  Orada yapmak istediklerini gerçekleştirirken  yaşadığın zorlukları sadece tahmin etmeme rağmen  yüreğim gururla kabarıyor.  Sana büyük bir şükran ve saygı duyuyorum. İçimden seni ellerimle altın beşik yapıp, Adıyaman sokaklarında  dolaştırmak geliyor. İşte bunun için kitabımda mutlaka olurdun canım.

  6)Bir sanatçı'da öncelikli olarak olması gerekenler nelerdir?

     Hımmm, bu konunun belli bir şablonu yok tabii. Yine de derim ki, sanatçı Allah'ın ''seçtiği''dir. Kendinin o yönünü   ifade etmek için seçtiği.  Sanatçı, kitleleri arkasında, yanında sürükleyen, onlara ışık olan, rehber olandır. Önce kendisini iyice tanımış, olduklarıyla ve olmadıklarıyla kendini  kabul edebilmiş biri olmalıdır. Ki peşinden gelenler yanılmasın, sonradan hayal kırıklığına uğramasınlar. Modernleşme adına saçmalamaya gerek yok. Onları beğenenlere, alkışlayanlara, peşinden gidip idol kabul edenlere saygılı olmak gerekir. O saygıyı gerçekten ve içten duyabilmek için kendini eğitmelidir sanatçı. Eğer sen sanatçı isen bu kelimenin içini boşaltmamalısın tam aksi bu kelimeye layık olmalısın. Bu kelimeye karşı sorumlusun. Egona asla kurban olmamalısın. Bütün sanatçılar için geçerli bunlar.

 7)Orkestra'da icracı olmak isteyenlere tavsiyeleriniz nelerdir?

     Zurnanın zırt dediği bir yer burası! Egonu dışardaki portmantoya as ve öyle gir prova salonuna. Saygılı ol, sen dahil herkes saygıyı hak ediyor o toplulukta. ''Ben'' demeye devam ettiğin sürece olmaz bu iş. Daima senden daha iyisi veya kötüsü olacaktır. Dinle, sana söylenenleri, söylenmeyenleri. Yargıladıklarına dikkat et, sende mutlaka bir karşılığı var ki yargılıyorsun, tepki veriyorsun. Bul onu içinde. Sen ''seçilmiş'' birisin, sıradan değilsin, asla! Bunun bilincinde ol ve sana bahşedilen bu ünvanı taşımaya layık biri olmak için çaba göster.

8)Son olarak Mürüvvet Atahan içinden ne söylemek geliyorsa söylesin,olmaz mı? 

      Çok şey söyledi zaten buraya kadar. Demem o ki, bu işe yüreğinizi verin. Yüreğinizi vererek yaptığınız her şey ilahîdir. Hele müzik! Birbirinizi sevin, hiç değilse  empati yapın. O zaman karşınızdaki kişi için verdiğiniz kesin ve keskin kararlar değişecektir, en azından size farklı bir bakış açısı sağlar.

  Özgür'cüğüm çok hoşuma gitti bu sohbetimiz, teşekkür ederim. Yolun daima açık ve ışık olsun.   Mürüvvet Atahan Aktuğ  20 Aralık 2020

     Söyleşiyi kabul ettiğiniz için asıl ben çok teşekkür ederim, sağlıklı günlerde bir arada olmak dileğimle...  

      yamanoguz0233@gmail.com

@
NAMAZ VAKİTLERİ
HAVA DURUMU
Gazete Manşetleri
Yol Durumu
E-GAZETE
Gölbaşı’nda Cumhuriyet Bayramı Coşkuyla Kutlandı
GÜNÜN KARİKATÜRÜ
Gölbaşı MYO öğrencilerinden çevre temizliği
E-Bülten Kayıt
ARŞİV ARAMA