Özgür Oğuz
Özgür Oğuz
Giriş Tarihi : 27-12-2020 18:12
Güncelleme : 27-12-2020 18:38

Yazar ve Şair Terzan Gürbüz'le kahve tadında

     Harfler sıraya girdi onun kalemini görünce. Önce bizimle kur cümlelerini, hayalini en iyi biz anlatırız dedi,ama o içinden gelen sesi dinledi. Anlattı... ''Tamu Kuleleri,Gittim Senden,Kuzgunlar Mevsimi,Uykularımın Eylülü''. Yazar ve şair Terzan Gürbüz'le siz değerli okuyucularım için söyleştik,buyrun;

     1-Terzan Gürbüz kimdir bize kısaca kendinizi anlatırmısınız?

1970 yılında Mardin’e bağlı Nusaybin ilçesinde dünyaya geldim. Nusaybin Endüstri Meslek Lisesinden mezun olduktan sonra sırasıyla Adana ve İstanbul’da üniversite öğrenimine devam ettim. Mezun olduktan sonra Orman Mühendisi olarak farklı illerde çalıştım. Halen Antalya ilinde resmi bir kuruluşta çalışmaya devam ediyorum. Mesleğimi severek yapıyorum. Ormanlara baktıkça geleceğe dönük tazelenen bir umutla ve tazelenen nefesimle tekrar tekrar diriliyorum. Diğer yandan hayatını edebiyatla doldurmaya çalışan, uzun bir zamandırkitaplar okuyan ve kitaplar yazan, kendi halinde bir insanım.

     2-İlk yazmaya nerede ve nasıl başladınız sizi buna iten şey veya şeyler nelerdi?

İstanbul Üniversitesinde öğrenim gördüğüm yıllarda bir dergiye güncel olaylara ilişkin yazılar gönderdim. Biriken yazıları kitaplaştırmaya dönük önü alınmaz bir arzu duyuyordum. Bu arzu 2013 yılında “Tamu Kuleleri” adlı romanımın yayınlanmasıyla gerçekleşebildi.

     3-Kitaplarınızda sizi en çok etkilediğini düşündüğünüz bir bölüm var mı,varsa hangisi ve neden?

“Tamu Kuleleri” kitabımın son kısmında Lorin’in, siyah bir gölün ortasında yer alan ağaçtan çıkarak su yüzeyinde Baran’a koşmasını anlattığım kısmı tekrar tekrar okudum. İnsanın kendi yazdıklarını okurken etkilenmesini karla kaplı bir ovada kendi ayak izini takip ederken kaybolmuş hissine kapılıp heyecanlanmasına benzetiyorum. Ben; Nasıl güzel bir tariftir bu Terzan bey?

     4- Günlük yaşamda bir yazar olarak Terzan Gurbuz dünyayı nasıl görür ? İnsanların, hayvanların, bitkilerin, diğer canlı ve cansız varlıkların ortak vatanı olan dünya, kendi içinde cevaplardan çok sorular barındırıyor. Herkesin bilinmeyenlere cevap yetiştirmek için koşuşturduğumuz bir yaşam alanıdır dünya. Diğer yandan ölüm olgusunu en derinden hissedebilen canlı türüyne ev sahipliği yapan dünya… Bu mavi gezegende bir zamanlar yaşadığımıza dair kanıtlar bırakmaya çalışıyoruz. Öldükten sonra “Ben bu gezende yaşadım. Bakın bunlar benim kanıtlarım. Bestelediğim şarkılar, yazdığım kitaplar, yaptığım resimler, çektiğim fotoğraflar, diktiğim binalar, icat ettiğim makineler, tasarladığım giysiler… Ben buradaydım. Sümüklü böcekler nasıl geride simli sıvılarla iz bırakıyorlarsa ben de geride eserler bıraktım” diyebilmek için. Öldükten sonra ikinci ölümü yaşamamak için kendimizi başkalarının kalbine ve beynine yazdırma çabasında olduğumuz bir yerdir dünya.

     5-Yazılarınızda yaşanmışlıklar mı ağır basıyor yoksa hayal gücümü,ya da gözlemlermi ?

Daha ziyade yaşanmışlıklarıma hayal gücü katarak gözlemlerimi simgelerle kelimeleştirmeye çalışıyorum. Yazmak, insanın içindeki soyut dünyayı simgelerle somutlaştırmaya çalışarak çevresindeki insanlarla paylaşma serüvenidir.

     6-Yazmak isteyenlere bir tavsiyeniz varmı,size göre ne yapmaları gerekir yazabilmek için?

Yazmak bir taşkınlık olayıdır. Taşmak için dolmak gerekiyor. Dolmak için insanın hem kendi içinde hem de kendi dışında yolculuğa çıkması gerekir. Yolculuk boyunca karşılaştığınız çevrede edindiğiniz deneyimleri yazıyorsunuz zaten. Kimi zaman kalem ve defter kullanıp kağıda dökerken kimi zaman içsel sesinizi bilinçaltınıza yazıyorsunuz. Başkasıyla konuştuğumuzdan çok kendimizle sessiz sedasız konuşuyoruz. Kendimizle konuşurken içsel mekanizmalarımız bilinçaltımıza kayıtlar düşüyor. Bu meyanda her insanın bir kitabı var diye düşünüyorum. Her insan bir yazardır. O halde yazdıklarımız nerede? İçinizdeki fırtınaları, durgun gölleri, sevdaları, hayal kırıklıklarını ya bir kâğıda ya da bilinçaltınıza yazdırmışsınızdır. Yazmaya karar verme süreci bilincinizin derinliğinde yer alan duygularınızı dışınızdaki kağıtlara veya diğer nesnelere bellikurallara göre dökme sürecinden başka bir şey değildir .

     7- Son iki kitabinizida bir solukta okudum,elinizde yeni bir kitap yazma hazırlığı varmı?

Bana ve okuyucularımıza bunun müjdesini buradan verebilirmiyiz? Halihazırda beşinci ve altıncı kitaplarımı yazıyorum. İkisi de öykü kitapları. Kitapları 2022 yılına kadar bitirip yayınlatmayı düşünüyorum.

     8- Değerli dostum Terzan Gürbüz,kalemine ve yazımına içten saygı duyuyorum,sabırsız bir adamım öylesine yazılmış hiçbirşeyi okuamıyorum ama sizin ve size eşdeğer yazarlarımızın kitapları adeta su misali elimde eriyor.Son olarak okuyucularımıza ne söylemek istersiniz?

Öncelikle teveccühünüze çok teşekkür ediyorum. Kitaplarıma ilişkin değerlendirmeleri sizin gibi değerli bir sanatçımızdan duymak beni fazlasıyla yüreklendiriyor. Değerli okuyuculardan ve yazarlardan naçizane isteğim, çevremizde yaşayan insanlarla iletişime geçerek sözlü tarih şeklinde söyleşi yapmalarıdır. Özellikle yaşlı kuşağın yaşam deneyimlerini dinlemeleri ve kitaplara aktarmaları yazarlar ve okuyucular için önem arz ediyor.

Saygılarımla

Çok değerli zamanınızı bize ayırdığınız,benimle ve okuyucularımla buluşmayı kabul ettiğiniz için asıl ben çok teşekkür ederim.

yamanoguz0233@gmail.com

@
NAMAZ VAKİTLERİ
HAVA DURUMU
Gazete Manşetleri
Yol Durumu
E-GAZETE
Gölbaşı’nda Cumhuriyet Bayramı Coşkuyla Kutlandı
GÜNÜN KARİKATÜRÜ
Gölbaşı MYO öğrencilerinden çevre temizliği
E-Bülten Kayıt
ARŞİV ARAMA